NATO'ya Karşı Eylemler...
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

28-29 Haziran'da İstanbul'da top-lanan NATO zirvesini protesto etmek, emperyalist haydutların ülkemize elini kolunu sallayarak gelemeyeceğini göster-meye ve zirveyi engellemeye yönelik eylemler, Haziran ayı boyunca yoğunlaşarak devam etti ve zirve günlerinde doruk noktasına ulaştı.

NATO zirvesine karşı mücadele, antiemperyalist, antifaşist, devrimci ve komünist güçlerin bir araya gelmesini ve mücadeleyi birlikte örmelerini de sağladı. Mayıs başlarında 112 sendika, dernek ve devrimci kurumun bir araya gelerek İstanbul'da oluşturduğu NATO ve Bush Karşıtı Birlik, birçok başka şehirde de benzeri birliklerin oluşmasına yol açtı.

Devlet ise NATO ve emperyalist efendilerini koruma telaşıyla haftalar öncesinden NATO karşıtları üzerinde terör estirdi. Eylemlere saldırılar, gözaltılar, ev baskınları, yollarda toplu gözaltılarla NATO karşıtlarını sindirmeye çalıştı. Zirvenin yapılacağı alan civarında oturan insanları güvenlik taramasına tabi tuttu. Bölgede bulunan devletin TRT binası dahi saldırılardan nasibini aldı, çalışanları sürgüne gönderildi.

Zirvenin yapılacağı bölge NATO vadisi olarak adlandırıldı ve zirve boyunca tecride alındı. Yollar kapatıldı, tramvay seferleri durduruldu, İstanbul'un iki yakası arasındaki vapur seferleri kaldırıldı. Havaalanları dahil bazı alanlar "sıfır riskli bölge" olarak ilan edildi.

25 binin üzerinde polis, asker, binlerce CIA elemanı, başka ülkelerden getirilen NATO Özel Güvenlik birimleri ve NATO uçaklarıyla katiller korunmaya çalışıldı.

Ancak nafile!

Tüm bunlar Türkiye ve Kuzey Kürdistan sokaklarının, alanlarının İstanbul'u işgalcilere, katillere ve işkencecilere dar edileceği haykırışlarına sahne olmasını, ülkenin dört bir yanının eylem alanına çevrilmesini engelleyemedi. İstanbul'dan Amed'e, Ankara'dan Malatya'ya, İzmir'den Bursa'ya her gün her kentte birçok eylem gerçekleştirildi. Kitlelerde antiemperyalist bilinci geliştirmek ve NATO zirvesine karşı seferber etmek için konserler, paneller, seminerler, imza kampanyaları, bildiri dağıtımı, sokak ajitasyonları, sokak göste-rileri, yürüyüşler, mitingler, basın açıklamaları, barikat savaşları ve bombalama eylemleri başvurulan çeşitli eylem biçimleriydi.

NATO karşıtları geceleri de meşaleli yürüyüşler yaparak varoşları NATO karanlığına karşı aydınlattı. Polisin meşaleli yürüyüşlere saldırması, İstanbul'un Gazi semtinde 16 Haziran'dan itibaren barikatların kurulması ve çatışmalarla yanıtlandı. Sokakların molotoflarla kapatılmasının, polis panzerlerinin molotoflanmasının ve polis saldırılarının püskürtülmesinin yanı sıra MLKP ve DHKP-C militanları özgür gösteriler gerçekleştirdiler.

Adana ve Mersin İşgal ve NATO Karşıtı Platformlarının 19 Haziran'da ve ESP'nin 21 Haziran'da Amerika'nın ülkemizdeki savaş üslerinden İncirlik Üssü önünde yapılan eylemlere polis ve jandarma saldırdı. NATO karşıtları ve ESP ile jandarma ve polis arasında göğüs göğüse çatışmalar yaşandı. Saldırılarda çok sayıda ESP'li yaralandı ve 33 kişi gözaltına alındı.

NATO'ya karşı mücadelenin finali 26 Haziran'da Ankara'da Bush'u protesto gösterileriyle başladı. 26 Haziran'da NATO zirvesini ve katil Bush'un Ankara'ya gelmesini protesto etmek için "Bush'a, NATO'ya, Emperyalizme Karşı Ankara Platformu" tarafından Sıhhiye Meydanı'nda gerçekleştirilen mitinge 5 bin NATO karşıtı katıldı. Devrimci grupların, sendikaların, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin katıldığı mitingin sonunda ESP, polis barikatlarına yüklenerek, İstanbul'da NATO'ya karşı yürünecek yolu gösterdi. Günler öncesinden Ankara'ya akın eden ve semtlerde yoğun bir aydınlatma faaliyeti yürüten ESP'liler Ankara eyleminde, coşkuları, disiplin ve kararlılıklarıyla dikkat çektiler.

ESP, aynı gün İstanbul'un Maltepe, Nurtepe ve Gebze semtlerinde yolları keserek "Katil Bush defol", "NATO'ya geçit yok" pankart ve sloganlarıyla yürüyüşler gerçekleştirdi.

NATO ve Bush Karşıtı Birlik'in attığı birlik adımını Haziran başlarında tüm antiemperyalist, antifaşist güçlerin bir araya gelmesi ve 26-29 Haziran'da ortak hareket etme kararı alması izledi. NATO ve Bush Karşıtı Birlik, BAK ve İsgale Karşı Komiteler'in bir araya gelerek oluşturdukları eylem takvimi çerçevesinde 27 Haziran günü İstanbul'da 50 binin üzerinde katılımın olduğu "İşgale, NATO'ya ve Bush'a Karşı Büyük Buluşma" gerçek- leştirildi.

Zirvenin başladığı gün olan 28 Haziran'da sabah saatlerinde 2500 kişi Okmeydanı semtinden Mecidiyeköy'e doğru yürüyüşe geçti. Polisin yolu keserek saldırması, eylemcilere gaz bombaları atması üzerine çatışma yaşandı. Eylemciler taşlarla, sopalar, sapan ve molotoflarla saldırıya cevap verdi. Kitle Okmeydanı'na geri çekilerek burada barikatlar kurdu ve bir saatten fazla süren yoğun çatışma yaşandı. Eylemcilerin çatışmaya hazırlıklı oldukları ve yer yer polisi püskürttükleri görüldü. ESP, SDP, HÖC, DHP, Alınteri, Partizan ve Mücadele Birliği çatışmaların içinde aktif yer alan devrimci yapılardı. ESP, 700 kişilik kitlesiyle eylemin en kalabalık ve disiplinli kortejini oluşturdu. Çatışmalarda çok sayıda polis ve eylemci yaralanırken, onlarca kişi de gözaltına alındı.

Saat 10.00 da Mecidiyeköy'de toplanan 150 kişilik NATO ve Bush Karşıtı Birlik bileşenleriyle polis arasında da çatışma yaşandı. Polisin yoğun gaz kullanarak grubu dağıtmasına rağmen katılımcılar sonradan tekrar bir araya gelerek polisle çatışmaya devam ettiler.

Aynı gün akşam saatlerinde Gazi Mahallesi'nde ve Alibeyköy'de yolu trafiğe kapatan ESP'liler, "NATO'ya geçit yok" yazılı pankart ve meşalelerle yürüyüş yaptılar.

MLKP militanları da İstanbul Gazi Mahallesi'nde bir gösteri yaparak Okmeydanı direnişini selamladı ve NATO zirvesine karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

29 Haziran'da ise Taksim Galatasaray Lisesi önünde buluşan 1000 NATO karşıtı, yaptıkları eylemle polis saldırısını protesto ettiler ve Okmeydanı direnişini selamladılar. NATO ve Bush Karşıtı Birlik tarafından yapılan eylemde sık sık "Gözaltılar serbest bırakılsın", "Yaşasın Okmeydanı direnişimiz", "NATO'ya hayır, katillere geçit yok" sloganları atıldı. Eyleme ESP, SGD, SDP, EHP, Partizan, İLPS, Özgür-Der, Kaldıraç, SODAP, Alınteri, Tüm İGD, BDSP ve Limter-İş sendikası katıldı. Eylemin bitiminde polis gaz bombaları, biber gazı ve plastik mermilerle kitleye saldırdı. Eyleme katılmak için sabah yola çıkan ESP'lilerden 28 kişi Alibeyköy'de gözaltına alındı.

Bu eylemden sonra saat 12:30'da da KESK'li emekçi memurlar Galatasaray Lisesi önünde toplanarak, NATO Zirvesi'ni protesto ettiler. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eylemde KESK'in yanı sıra Limter-İş, Halkevleri, Kaldıraç, SDP ve EMEP de yer aldı.

Aynı gün TKP/ML, MKP ve TİKB militanlarından oluşan 150 kişilik grup Okmeydanı sokaklarında barikatlar kurdu.

Emekçi kadınlar ve aydınlar da gerçekleştirdikleri çeşitli eylemlerle NATO karşıtı mücadelenin aktif bileşeni oldular.

KESK, Limter-İş ve Tekstil-Sen sendikaları eylemlerle ve açıklamalarla NATO zirvesini ve Okmeydanı'ndaki polis saldırısını protesto ettiler.

FESK (Fakirlerin ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri), NATO sponsoru şirketleri, "sıfır risk" denilen İstanbul havaalanını, Ankara'da Bush'un kalacağı oteli ve NATO tesisini bombaladı. FESK, basına e-posta yoluyla yaptığı açıklamalarda aşağıdaki eylemleri gerçekleştirdiğini duyurdu:

- 13 Haziran gecesi ve 14 Haziran sabahı NATO zirve-

sine sponsor olan Ankara Ulus'taki İş Bankası,

HSBC Bankası, Dışbank Şubelerini, İstanbul Üsküdar'daki Garanti Bankası ve İş Ban-

kasının Altunizade şubesini ve Merter'deki Ulusoy Otobüs Terminalinin bombalanması.

- 24 Haziran'da (Bush'un Ankara'ya gelmesinden 2 gün önce) Bush'un kalacağı otelin

bombalanması.

- 25 Haziran'da (NATO devlet başkanlarının İstanbul Havaalanı'na inmesinden bir gün

önce) İstanbul havaalanının dış hatlar otoparkının bombalanması.

- 29 Haziran'da Ankara'da NATO Pool Tesisleri'nin ve Milli Savunma Bakanlığı

Akaryakıt İkmal Deposu'nun bombalanması.

- 29 Haziran'da ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'in İstanbul Havaalanı'ndan ayrıldığı

dakikalarda, havaalanındaki bir uçağın bombalanması.

FESK, son eylemlerle ilgili yaptığı "35 numaralı açıklama"sında şu açıklamada bulundu.

"Irak'ta, Filistin'de evleri, düğünleri bombalayanlar; Küba'nın, Venezuela'nın boğazını sıkmak, dünya halklarına kan kusturmak ve insanlığı köleleştirmek isteyenler; Ebu Gurayb'ın, Guantamo'nun F Tipleri'nin suçluları; bilin ki hiçbir şeyin hesabı kalmayacak ve siz değil halklar kazanacak. Yenileceksiniz!

Madem ki savaşı her yere, fakir ve ezilenlerin evlerine soktunuz, öyleyse bulunduğunuz her yere mazlumların adaleti girecek.

NATO Toplantısına karşı 'sıfır riskli' denilen havaalanında giriştiğimiz ikinci eylemimiz de bunun küçük bir örneğidir. Biz her yerdeyiz, çünkü halklarımız her yerde. Yeneceğiz!..."

 

 

Arşiv

 

2019
Haziran Mayıs
Şubat
2018
Ekim
2016
Kasım Ekim
Eylül Ağustos
Temmuz Haziran
Mayıs Nisan

 

NATO'ya Karşı Eylemler...
fc Share on Twitter
 

28-29 Haziran'da İstanbul'da top-lanan NATO zirvesini protesto etmek, emperyalist haydutların ülkemize elini kolunu sallayarak gelemeyeceğini göster-meye ve zirveyi engellemeye yönelik eylemler, Haziran ayı boyunca yoğunlaşarak devam etti ve zirve günlerinde doruk noktasına ulaştı.

NATO zirvesine karşı mücadele, antiemperyalist, antifaşist, devrimci ve komünist güçlerin bir araya gelmesini ve mücadeleyi birlikte örmelerini de sağladı. Mayıs başlarında 112 sendika, dernek ve devrimci kurumun bir araya gelerek İstanbul'da oluşturduğu NATO ve Bush Karşıtı Birlik, birçok başka şehirde de benzeri birliklerin oluşmasına yol açtı.

Devlet ise NATO ve emperyalist efendilerini koruma telaşıyla haftalar öncesinden NATO karşıtları üzerinde terör estirdi. Eylemlere saldırılar, gözaltılar, ev baskınları, yollarda toplu gözaltılarla NATO karşıtlarını sindirmeye çalıştı. Zirvenin yapılacağı alan civarında oturan insanları güvenlik taramasına tabi tuttu. Bölgede bulunan devletin TRT binası dahi saldırılardan nasibini aldı, çalışanları sürgüne gönderildi.

Zirvenin yapılacağı bölge NATO vadisi olarak adlandırıldı ve zirve boyunca tecride alındı. Yollar kapatıldı, tramvay seferleri durduruldu, İstanbul'un iki yakası arasındaki vapur seferleri kaldırıldı. Havaalanları dahil bazı alanlar "sıfır riskli bölge" olarak ilan edildi.

25 binin üzerinde polis, asker, binlerce CIA elemanı, başka ülkelerden getirilen NATO Özel Güvenlik birimleri ve NATO uçaklarıyla katiller korunmaya çalışıldı.

Ancak nafile!

Tüm bunlar Türkiye ve Kuzey Kürdistan sokaklarının, alanlarının İstanbul'u işgalcilere, katillere ve işkencecilere dar edileceği haykırışlarına sahne olmasını, ülkenin dört bir yanının eylem alanına çevrilmesini engelleyemedi. İstanbul'dan Amed'e, Ankara'dan Malatya'ya, İzmir'den Bursa'ya her gün her kentte birçok eylem gerçekleştirildi. Kitlelerde antiemperyalist bilinci geliştirmek ve NATO zirvesine karşı seferber etmek için konserler, paneller, seminerler, imza kampanyaları, bildiri dağıtımı, sokak ajitasyonları, sokak göste-rileri, yürüyüşler, mitingler, basın açıklamaları, barikat savaşları ve bombalama eylemleri başvurulan çeşitli eylem biçimleriydi.

NATO karşıtları geceleri de meşaleli yürüyüşler yaparak varoşları NATO karanlığına karşı aydınlattı. Polisin meşaleli yürüyüşlere saldırması, İstanbul'un Gazi semtinde 16 Haziran'dan itibaren barikatların kurulması ve çatışmalarla yanıtlandı. Sokakların molotoflarla kapatılmasının, polis panzerlerinin molotoflanmasının ve polis saldırılarının püskürtülmesinin yanı sıra MLKP ve DHKP-C militanları özgür gösteriler gerçekleştirdiler.

Adana ve Mersin İşgal ve NATO Karşıtı Platformlarının 19 Haziran'da ve ESP'nin 21 Haziran'da Amerika'nın ülkemizdeki savaş üslerinden İncirlik Üssü önünde yapılan eylemlere polis ve jandarma saldırdı. NATO karşıtları ve ESP ile jandarma ve polis arasında göğüs göğüse çatışmalar yaşandı. Saldırılarda çok sayıda ESP'li yaralandı ve 33 kişi gözaltına alındı.

NATO'ya karşı mücadelenin finali 26 Haziran'da Ankara'da Bush'u protesto gösterileriyle başladı. 26 Haziran'da NATO zirvesini ve katil Bush'un Ankara'ya gelmesini protesto etmek için "Bush'a, NATO'ya, Emperyalizme Karşı Ankara Platformu" tarafından Sıhhiye Meydanı'nda gerçekleştirilen mitinge 5 bin NATO karşıtı katıldı. Devrimci grupların, sendikaların, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin katıldığı mitingin sonunda ESP, polis barikatlarına yüklenerek, İstanbul'da NATO'ya karşı yürünecek yolu gösterdi. Günler öncesinden Ankara'ya akın eden ve semtlerde yoğun bir aydınlatma faaliyeti yürüten ESP'liler Ankara eyleminde, coşkuları, disiplin ve kararlılıklarıyla dikkat çektiler.

ESP, aynı gün İstanbul'un Maltepe, Nurtepe ve Gebze semtlerinde yolları keserek "Katil Bush defol", "NATO'ya geçit yok" pankart ve sloganlarıyla yürüyüşler gerçekleştirdi.

NATO ve Bush Karşıtı Birlik'in attığı birlik adımını Haziran başlarında tüm antiemperyalist, antifaşist güçlerin bir araya gelmesi ve 26-29 Haziran'da ortak hareket etme kararı alması izledi. NATO ve Bush Karşıtı Birlik, BAK ve İsgale Karşı Komiteler'in bir araya gelerek oluşturdukları eylem takvimi çerçevesinde 27 Haziran günü İstanbul'da 50 binin üzerinde katılımın olduğu "İşgale, NATO'ya ve Bush'a Karşı Büyük Buluşma" gerçek- leştirildi.

Zirvenin başladığı gün olan 28 Haziran'da sabah saatlerinde 2500 kişi Okmeydanı semtinden Mecidiyeköy'e doğru yürüyüşe geçti. Polisin yolu keserek saldırması, eylemcilere gaz bombaları atması üzerine çatışma yaşandı. Eylemciler taşlarla, sopalar, sapan ve molotoflarla saldırıya cevap verdi. Kitle Okmeydanı'na geri çekilerek burada barikatlar kurdu ve bir saatten fazla süren yoğun çatışma yaşandı. Eylemcilerin çatışmaya hazırlıklı oldukları ve yer yer polisi püskürttükleri görüldü. ESP, SDP, HÖC, DHP, Alınteri, Partizan ve Mücadele Birliği çatışmaların içinde aktif yer alan devrimci yapılardı. ESP, 700 kişilik kitlesiyle eylemin en kalabalık ve disiplinli kortejini oluşturdu. Çatışmalarda çok sayıda polis ve eylemci yaralanırken, onlarca kişi de gözaltına alındı.

Saat 10.00 da Mecidiyeköy'de toplanan 150 kişilik NATO ve Bush Karşıtı Birlik bileşenleriyle polis arasında da çatışma yaşandı. Polisin yoğun gaz kullanarak grubu dağıtmasına rağmen katılımcılar sonradan tekrar bir araya gelerek polisle çatışmaya devam ettiler.

Aynı gün akşam saatlerinde Gazi Mahallesi'nde ve Alibeyköy'de yolu trafiğe kapatan ESP'liler, "NATO'ya geçit yok" yazılı pankart ve meşalelerle yürüyüş yaptılar.

MLKP militanları da İstanbul Gazi Mahallesi'nde bir gösteri yaparak Okmeydanı direnişini selamladı ve NATO zirvesine karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

29 Haziran'da ise Taksim Galatasaray Lisesi önünde buluşan 1000 NATO karşıtı, yaptıkları eylemle polis saldırısını protesto ettiler ve Okmeydanı direnişini selamladılar. NATO ve Bush Karşıtı Birlik tarafından yapılan eylemde sık sık "Gözaltılar serbest bırakılsın", "Yaşasın Okmeydanı direnişimiz", "NATO'ya hayır, katillere geçit yok" sloganları atıldı. Eyleme ESP, SGD, SDP, EHP, Partizan, İLPS, Özgür-Der, Kaldıraç, SODAP, Alınteri, Tüm İGD, BDSP ve Limter-İş sendikası katıldı. Eylemin bitiminde polis gaz bombaları, biber gazı ve plastik mermilerle kitleye saldırdı. Eyleme katılmak için sabah yola çıkan ESP'lilerden 28 kişi Alibeyköy'de gözaltına alındı.

Bu eylemden sonra saat 12:30'da da KESK'li emekçi memurlar Galatasaray Lisesi önünde toplanarak, NATO Zirvesi'ni protesto ettiler. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eylemde KESK'in yanı sıra Limter-İş, Halkevleri, Kaldıraç, SDP ve EMEP de yer aldı.

Aynı gün TKP/ML, MKP ve TİKB militanlarından oluşan 150 kişilik grup Okmeydanı sokaklarında barikatlar kurdu.

Emekçi kadınlar ve aydınlar da gerçekleştirdikleri çeşitli eylemlerle NATO karşıtı mücadelenin aktif bileşeni oldular.

KESK, Limter-İş ve Tekstil-Sen sendikaları eylemlerle ve açıklamalarla NATO zirvesini ve Okmeydanı'ndaki polis saldırısını protesto ettiler.

FESK (Fakirlerin ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri), NATO sponsoru şirketleri, "sıfır risk" denilen İstanbul havaalanını, Ankara'da Bush'un kalacağı oteli ve NATO tesisini bombaladı. FESK, basına e-posta yoluyla yaptığı açıklamalarda aşağıdaki eylemleri gerçekleştirdiğini duyurdu:

- 13 Haziran gecesi ve 14 Haziran sabahı NATO zirve-

sine sponsor olan Ankara Ulus'taki İş Bankası,

HSBC Bankası, Dışbank Şubelerini, İstanbul Üsküdar'daki Garanti Bankası ve İş Ban-

kasının Altunizade şubesini ve Merter'deki Ulusoy Otobüs Terminalinin bombalanması.

- 24 Haziran'da (Bush'un Ankara'ya gelmesinden 2 gün önce) Bush'un kalacağı otelin

bombalanması.

- 25 Haziran'da (NATO devlet başkanlarının İstanbul Havaalanı'na inmesinden bir gün

önce) İstanbul havaalanının dış hatlar otoparkının bombalanması.

- 29 Haziran'da Ankara'da NATO Pool Tesisleri'nin ve Milli Savunma Bakanlığı

Akaryakıt İkmal Deposu'nun bombalanması.

- 29 Haziran'da ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'in İstanbul Havaalanı'ndan ayrıldığı

dakikalarda, havaalanındaki bir uçağın bombalanması.

FESK, son eylemlerle ilgili yaptığı "35 numaralı açıklama"sında şu açıklamada bulundu.

"Irak'ta, Filistin'de evleri, düğünleri bombalayanlar; Küba'nın, Venezuela'nın boğazını sıkmak, dünya halklarına kan kusturmak ve insanlığı köleleştirmek isteyenler; Ebu Gurayb'ın, Guantamo'nun F Tipleri'nin suçluları; bilin ki hiçbir şeyin hesabı kalmayacak ve siz değil halklar kazanacak. Yenileceksiniz!

Madem ki savaşı her yere, fakir ve ezilenlerin evlerine soktunuz, öyleyse bulunduğunuz her yere mazlumların adaleti girecek.

NATO Toplantısına karşı 'sıfır riskli' denilen havaalanında giriştiğimiz ikinci eylemimiz de bunun küçük bir örneğidir. Biz her yerdeyiz, çünkü halklarımız her yerde. Yeneceğiz!..."