Öğrencilerden işçilere‚ “Büyük Tuzla Yürüyüşü” dayanışması
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

68 gençlik hareketinin kırkıncı yılında gençlik örgütlenmeleri bir yandan 68 gençlik önderlerini anarken, bir yandan da 68 hareketinin ruhuyla işçi ve emekçilerle buluşarak gençliğin dinamizmi ve aydınlanma ruhunu onlara taşıyor.

 

01 Mayıs 2008 / Enternasyonal Bülten / Sayı: 69

Türkiye tarihinde uzun yıllardan sonra öğrenciler bir kez daha işçilerle geniş bir buluşma gerçekleştirdi, dayanışma sergiledi. İstanbul ve Ankara'nın değişik üniversitelerinden yola çıkan ve "Türkiye Tuzla olmasın" diyen gençler, tersane işçilerinin başta iş cinayetlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattığı mücadeleye omuz vermek için Tuzla'ya yürüdü. Gençler, 19 Nisan 2008 sabahı İstanbul Kadıköy'de yaptıkları basın açıklamasının ardından hareket edip, 12 km yürüyerek öğlenden sonra Tuzla tersanesine ulaştı. „Kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber ya hiçbirimiz", „Yaşasın öğrenci işçi dayanışması" gibi sloganlar yazılı tişörtler, „Direniş de sermaye kadar küreseldir" ve „Tersane işçileriyle dayanışamaya" yazılı pankartlarıyla yürüyüş boyunca yoğun dikkat çektiler. Öğrenciler, dayanışma yürüyüşlerine yönelik yaptıkları açıklamada „Türkiye Tuzla olmasın. Tuzla'da onlarca işçi ölene kadar hiçbir şey yapmadığımız için, kendi hayatlarımıza ve haklarımıza da sahip çıkmanın ne denli önemli olduğunu ancak Tuzla tersanelerinde onlarca işçinin ölümünün ardından fark edebildiğimiz için utanıyoruz" dedi. Sayıları gittikçe artan gençler, yürüyüş boyunca amaçlarını içeren bildiriler de dağıttı.
Yürüyüşçüler, Tuzla'daki Selah Tersanesi önünde Limter-İş sendikası ve tersane işçileri tarafından „Kampüslerden havzalara bir heyula dolaşıyor: 68 Ruhu. Selamlıyoruz" pankartı ile karşılandı.
„İşçilerin birliği sermayeyi yenecek", „Hepimiz liman işçisiyiz" ve „İş cinayetlerine son" sloganlarını atan öğrenciler, bir kez daha bundan sonra da izleyecekleri yolu gösterdi: Öğrenciler okullardan, üniversite ve kampüslerden çıkıp toplumsal sorunlara karşı mücadelenin bizzat içinde yer alıyorlar. „Tuzla yolu Taksim'e çıkar" ve „SSGSS'ye hayır, parasız sağlık parasız eğitim" gibi sloganlarla, 1 Mayıs'ta işçi sınıfı ile birlikte devletin tüm yasak ve tehditlerine rağmen Taksim Meydanı'na çıkmaya kararlı olduklarını belirtti. Ev yıkımları, parasız sağlık ve eğitim, güvenli bir gelecek ve insanca çalışma koşullarını yaratmak için mücadele, sadece toplumun bazı kesimlerinin değil, bütün toplumun direnişi ile mümkün olacaktır. Bundandır ki öğrenciler ‘Tuzla'ya sahip çıkmak, kendi hayatımıza da sahip çıkmaktır' diyor.
Tuzla tersane işçilerinin iş cinayetlerine karşı mücadelesi ve 28-29 Şubat'ta gerçekleştirdikleri havza çapındaki grev, toplumsal mücadeleye de enerji ve kararlılık taşıdı. Öğrencilerin bu yürüyüşü, Tuzla grevinin de önemli bir kazanımı sayılmalıdır.
68 gençlik hareketinin kırkıncı yılında gençlik örgütlenmeleri bir yandan 68 gençlik önderlerini anarken, bir yandan da 68 hareketinin ruhuyla işçi ve emekçilerle buluşarak gençliğin dinamizmi ve aydınlanma ruhunu onlara taşıyor.

 

 

 

Arşiv

 

2019
Haziran Mayıs
Şubat
2018
Ekim
2016
Kasım Ekim
Eylül Ağustos
Temmuz Haziran
Mayıs Nisan

 

Öğrencilerden işçilere‚ “Büyük Tuzla Yürüyüşü” dayanışması
fc Share on Twitter
 

68 gençlik hareketinin kırkıncı yılında gençlik örgütlenmeleri bir yandan 68 gençlik önderlerini anarken, bir yandan da 68 hareketinin ruhuyla işçi ve emekçilerle buluşarak gençliğin dinamizmi ve aydınlanma ruhunu onlara taşıyor.

 

01 Mayıs 2008 / Enternasyonal Bülten / Sayı: 69

Türkiye tarihinde uzun yıllardan sonra öğrenciler bir kez daha işçilerle geniş bir buluşma gerçekleştirdi, dayanışma sergiledi. İstanbul ve Ankara'nın değişik üniversitelerinden yola çıkan ve "Türkiye Tuzla olmasın" diyen gençler, tersane işçilerinin başta iş cinayetlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattığı mücadeleye omuz vermek için Tuzla'ya yürüdü. Gençler, 19 Nisan 2008 sabahı İstanbul Kadıköy'de yaptıkları basın açıklamasının ardından hareket edip, 12 km yürüyerek öğlenden sonra Tuzla tersanesine ulaştı. „Kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber ya hiçbirimiz", „Yaşasın öğrenci işçi dayanışması" gibi sloganlar yazılı tişörtler, „Direniş de sermaye kadar küreseldir" ve „Tersane işçileriyle dayanışamaya" yazılı pankartlarıyla yürüyüş boyunca yoğun dikkat çektiler. Öğrenciler, dayanışma yürüyüşlerine yönelik yaptıkları açıklamada „Türkiye Tuzla olmasın. Tuzla'da onlarca işçi ölene kadar hiçbir şey yapmadığımız için, kendi hayatlarımıza ve haklarımıza da sahip çıkmanın ne denli önemli olduğunu ancak Tuzla tersanelerinde onlarca işçinin ölümünün ardından fark edebildiğimiz için utanıyoruz" dedi. Sayıları gittikçe artan gençler, yürüyüş boyunca amaçlarını içeren bildiriler de dağıttı.
Yürüyüşçüler, Tuzla'daki Selah Tersanesi önünde Limter-İş sendikası ve tersane işçileri tarafından „Kampüslerden havzalara bir heyula dolaşıyor: 68 Ruhu. Selamlıyoruz" pankartı ile karşılandı.
„İşçilerin birliği sermayeyi yenecek", „Hepimiz liman işçisiyiz" ve „İş cinayetlerine son" sloganlarını atan öğrenciler, bir kez daha bundan sonra da izleyecekleri yolu gösterdi: Öğrenciler okullardan, üniversite ve kampüslerden çıkıp toplumsal sorunlara karşı mücadelenin bizzat içinde yer alıyorlar. „Tuzla yolu Taksim'e çıkar" ve „SSGSS'ye hayır, parasız sağlık parasız eğitim" gibi sloganlarla, 1 Mayıs'ta işçi sınıfı ile birlikte devletin tüm yasak ve tehditlerine rağmen Taksim Meydanı'na çıkmaya kararlı olduklarını belirtti. Ev yıkımları, parasız sağlık ve eğitim, güvenli bir gelecek ve insanca çalışma koşullarını yaratmak için mücadele, sadece toplumun bazı kesimlerinin değil, bütün toplumun direnişi ile mümkün olacaktır. Bundandır ki öğrenciler ‘Tuzla'ya sahip çıkmak, kendi hayatımıza da sahip çıkmaktır' diyor.
Tuzla tersane işçilerinin iş cinayetlerine karşı mücadelesi ve 28-29 Şubat'ta gerçekleştirdikleri havza çapındaki grev, toplumsal mücadeleye de enerji ve kararlılık taşıdı. Öğrencilerin bu yürüyüşü, Tuzla grevinin de önemli bir kazanımı sayılmalıdır.
68 gençlik hareketinin kırkıncı yılında gençlik örgütlenmeleri bir yandan 68 gençlik önderlerini anarken, bir yandan da 68 hareketinin ruhuyla işçi ve emekçilerle buluşarak gençliğin dinamizmi ve aydınlanma ruhunu onlara taşıyor.