Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

19.05.19 / Hasan Ocak Ve Rıdvan Karakoç Anıldı

17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası programı kapsamında Hasan Ocak ve Rıdvan Karakoç, Gazi Mezarlığı'nda bulunan mezarları başında anıldı.

Ocak ailesi ve kayıp yakınlarının olduğu anmada, "Kaybedenler kaybedecek", "Cezasızlığa son adalet istiyoruruz", "Failler belli kayıplar nerede", "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganı atarak Gazi Mezarlığı'na yürüdü. Anmaya İHD, ESP/SKM, Ocak ve Karakoç ailesi ile Cumartesi Anneleri ve açlık grevi direnişçisi komünist tutsak Hülya Gerçek'in annesi Yıldız Gerçek de katıldı.

Aileler, önce Rıdvan Karakoç'un mezarı başında anma yaptı. Anmadan önce gözaltında kaybedilenler için saygı duruşu yapıldı. Hasan Ocak'ın kardeşi Hüseyin Ocak burada yaptığı konuşmada, Rıdvan Karakoç'a seslenerek, "Hangi koşullarda olursa olsun sizin mücadeleniz bize yol gösterecektir" dedi. Hüseyin Ocak, Hasan Ocak'ı ararken Rıdvan'ın nasıl bulunduğunu ve mücadelelerinin nasıl ortaklaştığını anlattı. "Hasan'a verdiğimiz sözü Rıdvan'a da verdik" diyen Hüseyin Ocak, onların mücadelesini devam ettireceklerini belirtti.

DEVAMI


16.05.19 / SYPG'den Venezuella Halkı İçin Eylem

 

Devrimci Parti ve Örgütlerin Uluslararası Koordinasyonu (ICOR) Amerika bileşenlerinin 16 Mayıs olarak ilan ettiği ABD emperyalizminin Venezuela'ya yönelik saldırgan politikalarına, darbe ve işgal girişimine karşı Venezuela ile uluslararası dayanışma gününe dünyanın çeşitli ülkelerinden eylemler düzenlendi. Halkların Birlik ve Dayanışma Kurumu (SYPG) ABD'nin Venezuella'da yapmak istediği askeri darbeye karşı Qamişlo'da basın açıklaması düzenledi.

Mihemed Şexo Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen eyleme JKŞ ve CKŞ'de katıldı. Eylemde, "ABD elini Venezuella'dan çek, Venezuella halkı yalnız değildir" dövizleri açıldı.

SYPG adına konuşan Beritan Asya, "Emperyalistler uzun yıllardan itibaren birçok ülkede ve Ortadoğu'da kendi çıkarları doğrultusunda her yeri savaş alanına çeviriyorlar. ABD'nin Venezuella karşısında çıkartmak istediği savaş askeri ekonomi ve siyasi bir savaştır. ABD ve Rusya gibi emperyalist sömürgeci ülkeler hiçbir zaman kendi iradeleri dışında varlıklarını sürdürenleri kabul etmiyorlar.

Hugo Chavez'in iktidarının ardından Venezuella halkının kendini komün ve meclisler ile yönetiyor, böylece demokratik bir sistemin kurulduğunu ve halkın kendi iradesine sahip çıkıyor.

ABD bugün Venezuella halkının iradesini kırmak için bütün alanlarda Venezuella'yı kuşatmak istiyor. Aylardır Amerika ve Trump'ın öncülüğünde Venezuella halkına yönelik darbe girişimlerinde bulundular. Son olarak Maduro hükümetini askeri darbe ile yıkmak istediler.

ABD ve Rusya nasıl ki kendi çıkarları doğrultusunda Ortadoğuyu savaş alanına çevirdilerse bugünde Venezuella, Küba ve Latin Amerika ülkelerini yangın yerine çevirmek istiyor. Ortadoğu'da Arap halk hareketlerinin ardından Ezilen halkların en büyük istekleri yeni yaşam ve özgür yaşamdı. Bu emperyalist ülkeler Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye'de kendi çıkarları doğrultusunda siyasi dengeleri değiştirmeyi amaçlıyorlar. Bunların asıl amacı bölgede gelişen demokratik sistemin büyümesini engellemektir.
SYPG olarak, bütün işgalcilerin planlarına karşı ezilen emekçi Venezuella halkının yanındayız ve darbeye karşı direnişi destekliyoruz. Emperyalist güçler nasıl ki ezilen emekçi halklar karşısında birlikte hareket ediyorlarsa bizde emekçi ezilen halklar olara emperyalistler karşısında duruşumuzu netleştirmeli mücadelemizi büyütmeliyiz".
diye belirtti.


14.05.19 / 6. Kongremizin Perspektifleri Doğrultusunda MLKP Rojava 1. Konferansı Başarıyla Gerçekleştirildi

Binlerce kadın ve erkek savaşçının ölümsüzleştiği, on binlercesinin yaralandığı Rojava Devrimi, sömürgeci Türkiye devletinin desteğindeki politik islamcı faşist DAİŞ çetesinin yenilgiye uğratılması ile yeni bir aşamaya ulaştı. Afrin, Cerablus, El Bab, Azez halen sömürgeci TC ve işbirlikçilerinin işgali altındayken, TC ve geçmişteki sömürgeci hegemonyasının hayali peşinde koşan Esad rejiminin işgal tehditleri de devam ediyor.

DEVAMI


12.05.19 / Ferzad Can: Bayraktaroğlu'nun Mücadelesi Bizlere Yol Gösteriyor

 

Rakka'da 9 Mayıs 2017 yılında ölümsüzleşen DKP/BÖG kurucu önderlerinden Ulaş Bayraktaroğlu'nun (Mehmet Kurnaz) ölümünün 2. yılında anan Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Yürütme Komitesinde yer alan MLKP temsilcisi Ferzad Can, "Ulaş Bayraktaroğlu'nun uğruna mücadele ettiği değerler bizlere yol göstermeye devam etmektedir" diye belirtti.

"Mehmet yoldaş yaşamıyla ve mücadele pratiğiyle örnek bir devrimcidir" diyen Can, "Ulaş Bayraktaroğlu yoldaş HBDH'ın kuruluş çalışmalarında yer almış ve kuruluş çalışmalarının başarıya ulaşması için bütün enerjisini seferber ettti. Kendisi HBDH'ın kuruluş amacı olan birleşik devrim mücadelesinin savunucu ve yürütücü olmuştur. Mehmet yoldaş gençlik yıllarında başladığı devrimci mücadele hayatı içerisinde her aşamada bedel ödemekten çekinmeyen ve mücadeleyi daha ileriye taşıma çabası içerisinde olmuştur" diye belirtti.Bayraktaroğlu'nun anti faşist mücadelenin her zaman en ön cephelerinde yer aldığını ifade eden Can, Bayraktaroğlu'nun direniş ruhu ile devrimci gençlik mücadelesinin önderlerinden biri olduğunu vurguladı. Can, "Kendisi 2000'li yılların başından itibaren F tipi hapishane protestolarından anti faşist mücadele pratiklerine kadar mücadelenin birçok eyleminde en önde yer almıştır. YÖK protestoları içerisinde Ankara 6 Kasım eylemlerinde Kızılay Meydanda devrimci gençlik mücadelesinin en önünde yer alan bir önderdir" dedi.

Deniz'lerin, Mahir'lerin ve İbrahim'lerin takipçisi olan Bayraktaroğlu İstanbul sokaklarını emperyalistlere dar ettiğinin altını çizen Can, Ulaş Bayraktaroğlu'nun AKP iktidarının bütün yasaklarına rağmen Taksim Meydanı'nın özgürleşme eylemlerinin en önünde görev aldığına dikkat çekti.

Bayraktaroğlu'nun Gezi direnişinin ilk gününden itibaren direnişin büyütülmesi için bütün enerjisini harcadığını söyleyen Ferzad Can, "Gezi direnişi sırasında Gezi parkında ve Taksim alanında bulunan herkes onu hatırlamaktadır. İlk barikatın kurulmasından Gezi Parkının ve Taksim meydanın bir direniş alanına dönüşmesine kadar mücadelenin bütün aşamalarında onun emeği büyüktür" diye konuştu.

Devrimci mücadele içerisinde kararlı duruşu ve önder niteliği nedeniyle faşist devletin birçok kez Ulaş Bayraktaroğlu'nu gözaltına aldığını ve tutukladığını belirten Can, "2014 yılına gelindiğinde yürüttüğü kararlı mücadelenin yeni bir aşaması olarak yüzün özgürlük dağlarına dönen Mehmet yoldaş içinde bulunduğu örgütlenme açısından gerçekleşen Atılım sürecinin tartışmasız örgütleyici ve yürütücü olmuştur. Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) ve sonrasında DKP (Devrimci Komünarlar Partisi) kurucu önderi olarak tarihe geçmiştir. Kendisi özgürlük dağlarında birçok devrimcinin kadrolaşması ve içinde bulunduğu atılım sürecinin hayata geçmesi konusunda büyük emekler vermiştir" dedi.

Bayraktaroğlu'nun Rojava'da IŞİD çetelerine karşı mücadele cephene en önde mücadele ettiğini ifade eden Can "Minbiç hamlesi başta olmak üzere birçok savaşa bizzat katılarak IŞİD çetelerine karşı mücadelede önderlik etmiştir. Mehmet yoldaş Rojava'da mücadele içerisinde yer alırken aynı zamanda Türkiye'de özgürlük güçlerinin örgütlenmesi ve mücadele içerisinde AKP faşizmine karşı militan bir örgütlenmeyi yürütmesi konusunda sevk ve idare edici olmuştur" diye kaydetti.

Ulaş Bayraktaroğlu'nun mücadelelerinde yaşatacaklarını vurgulayan Ferzad Can, "Onun mücadelesi Halkların Birleşik Devrim Hareketi mücadelesinde yaşamaya devam edecektir. Onun anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Ona sözümüz Türkiye devrimi mücadelesini yükseltmek ve faşist rejimi yenilgiye uğratmaktır" diye belirtti.


10.05.19 / MLKP 6. Kongresi ve KKÖ 2. Konferansı Mannheim'de Selamlandı

Almanya'nın Mannheim kentinde MLKP/KKÖ ve KGÖ'lüler kentin işlek bir köprüsüne astıkları "Yaşasın 6. Kongre ve 2. Kadın Konferansımız" yazılı pankartla MLKP'nin 6. Kongresi'ni ve KKÖ'nün 2. Komünist Kadın Konferansı'nı selamladılar.

Komünistler yaptıkları yazılı açıklamada ise "Baran Serhat'ın izinden 6. Kongre ve 2. Kadın Konferansımızın devrimci iddia ve ölümsüzlere bağlılık parolasını Avrupa'da da hayat bulması için işçileri ve ezilenleri, kadınları ve gençleri MLKP/KKÖ ve KGÖ saflarında mücadeleye katılmaya çağırıyoruz" diye belirttiler.


10.05.19 / Rojava Devrimi’nde İz Bırakan Komutanlardan ULAŞ YOLDAŞ

Devrimin, sosyalizmin ve kahramanlığın sembolü Ulaş yoldaş; devrimci mücadelede duruşunla komünal toplumların merkezi olan diyarlarda savaşmak için tüm sömürgeci, ulus devletlerinin sınırlarını aşıp devrime koştun. Büyük kavganın, devrimin bir parçası, önderi ve rengi oldun. Rojava devrim savaşında her an her saniye emek ve fedakarlıkla, büyük bir cesaret ve kararlılıkla her yerde moral ve heyecan kaynağı oldun. Devrime iz düşenler unutulmaz yoldaş.

Ulaş yoldaşı Rojava devriminde Ş. Rüstem ve Raqqa sahasında hamlelerde tanıdık. Zaman zaman ortak tartışma ve diyaloglarımız oluyordu. Çok mütevazi, saygın ve olgun bir duruşu vardı. Savaşta komutan, yaşamda öğrenen ve öğreten, çevresindeki insanlarla dost, yoldaşça bir karakteri vardı. Her zaman yanındaki yoldaşlara ve savaşçılarına, tarz-taktik, moral ve cesaret veren bir komutandı. Raqqa Azima bölgesinde ölümsüzleşmesi tüm savaşçılarımızda büyük hüzün, kızgınlık ve öfke yarattı. Hepimiz için çok ani ve hazırlıksız oldu onun şahadeti. Ulaş yoldaşın çok hayali, yapacağı çok şey vardı. Rojava ve Türkiye devrim mücadelesinde büyük bir önderlik yapabilecek bir arkadaştı. İnsan, Ulaş yoldaşta bu bilinci ve kabiliyeti görebiliyordu. Tüm devrimci hareketler için büyük bir kayıptı. İleriki süreçlerde ezilenlerin mücadelesinde tıpkı Mahir gibi, Deniz gibi, İbo gibi, Kemal ve Haki gibi, Castro ve Che Guevara gibi büyük misyon kaldırabilecek büyük bir militandı. Her zaman yoldaşlarının yanında, ön saflarda savaştı. Yoldaşlık ve komutanlık tarzı ile ender rastlanan bir arkadaştı. Yaşamına baktığımızda hemen sosyalist ve insani bir yönünü görebiliyorduk. Duruşu ve yaşamı sosyalizmin güzellikleriyle doluydu. Yoldaşlarımızın ölümsüzlüklerinin yıldönümleri, özgürlük mücadelemizin maneviyatı açısından çok önemli bir yerdedir. Deniz yoldaşlardan tutalım, Yusuf, Hüseyin, İbrahim, Mahirlerden, Atakan yoldaşlara kadar. Önemli ve tarihidir hepsi. Devrim mücadelesini etkilemiş, aradan yıllar geçmesine rağmen, bugüne kadar hala etkileri süren bir mücadelenin sembolüdürler.

Raqqa'da Daiş zulmüne karşı çetin savaş sürerken, annesi de tüm devlet baskılarına karşı durarak, oğlunun mücadele yürüttüğü, devrimi yarattığı, son nefesine kadar savaşarak şehit düştüğü topraklara geldi. Bu geliş, tüm devrimci anneler için ve bizim çok anlamlı ve önemlidir. Tıpkı Ulaş yoldaşın duruşunda olduğu gibi, annesinin mücadele sahasında arkadaşları ziyarete etmesi büyük heyecan ve gurur kaynağı olmuştur.

Devrimci önderlerin ideallerini, duygularını, anılarını mücadelemizde yaşatmak için Ulaş yoldaşın anısına bir hareketli alay inşa ettik. Bu bizim yoldaşlık ve devrimcilik borcumuzdur. Bu borcun gereği, bu büyük devrimcilerin yaşamlarından dersler çıkartarak, zafere dek ütopyalarını sahiplenerek, mücadelerinin takipçisi olacağız. Rojava ve Kürdistan devriminin gelişiminde bu mücadeleci ve direngen yoldaşların emeği büyüktür. Karacox'ta onlarca yoldaşımız ve Raqqa'da Ulaş yoldaş şehit düştüğünde kendimize şu sözü verdik " düşmana karşı savaş ve özgürlük yolunda direnmek elzemdir" dedik. Sayısız yoldaşın emeğiyle Raqqa toprakları Daiş zulmünden özgürleştirildi. AKP hükümetinin Karaçox provakasyonu bu direnişle boşa çıkartıldı. Hareketimizin bugüne gelmesinde Ulaş yoldaş şahsında şehitlerimize verdiğimiz sözün ve onların devrimci ruhun etkisi bulunmaktadır. Ulaş yoldaş Rojava'da ezilen ve sömürülen Kürt ve Arap halklarının yanında omuz omuza savaştı. Onurlu bir duruş sergiledi. Rojava devriminde bir dakika bile olsun durmak bilmeyen zamanı hep devrimci mücadelede geçti. Dediklerini önce kendisi yapar yoldaşlarına sonra yaptırırdı. Hep ön saflarda savaştı, zor ve tehlikeli yerlere herkesten önce kendisi giderdi. Kendisinde pes etme, kaygılı savaş, vazgeçme gibi mücadele tarzı yoktu. Kendi yapısının bir parçasıydı. Onun için; devrim saflarında savaşan arkadaşlar onu sever ve dikkate alırdı. Rojava devriminde hep aktif bir konumu vardı. Onu boş göremezdiniz. Kendinden çok yoldaşları ile ilgilenirdi. Örgütlü ve politik bir kişiliği vardı. İsyankar olduğu heybetli duruşundan belli oluyordu. Sosyalist kimliğini doğru temsil eden bir arkadaştı. Onun için saygı duyulan ve sevilen bir arkadaştı.

Biz Ulaş yoldaşı Rojava'dan önce sokak barikatlarında, Gezi direnişinde tanıdık. Gezi direnişinde ön saflardaydı ve sonrasında tutuklandı. Daha sonra Rojava devrim saflarına savaşmak için geldi. Aynı fedakar duruşu burada da devam etti. Durmak yorulmak bilmeyen bir özelliği vardı. İyi savaşan ve savaştıran bir komutandı. Rojava devriminin de iyi bir komutanı oldu. Taksim'de en radikal duruşu sergileyen, Türkiye'de sömürü ve zulme karşı isyan eden ve direnen halkların yanında önderlik yaptı. Türkiye ve Rojava'da yürütülen devrimci mücadeleye böyle bakmak gerekir. Ulaş yoldaş gibi nice yoldaşları anmak ve yaşatmak önemlidir. Bir kızı vardı, neredeyse hiç görmedi kendi kızını. Ezilen ve sömürülen kürt halkının mücadelesini anlamlı kılmak amacıyla bu uğurda şahadete ulaştı. Şahadete giderken bile bu yaşamın anlamını derinden yaşayan ve onun onurunu gururunu yaşayan bir insan oldu. savaş pratiğine baktığımızda ölümü yenmiş ona meydan okuyan bir tavırla savaşan bir askeri duruşu vardı. Hem Türkiyeli hem de Kürdistanın gençlerini derinden etkilemiştir. Devrimi ve devrimci insanları temsil etmek temel hedefimizdir.

Ulaş yoldaş yiğit bir yoldaştı güzel ütopyaları vardı. Onun yaratmış olduğu devrime sonuna kadar bağlı kalıp, ideallerinin takipçisi, eylemcisi ve örgütleyicisi olacağız. Devrimi kesintisiz ve sonuna kadar sürdüreceğiz. Yüzeysel bir katılımdan çok etkili bir biçimde ve düşmanı sarsacak halkın özlemlerini yerine getirecek bir düzeyde siyasal ve askeri güç durumuna gelmek bağlılığımızın gereği olacaktır. Onların yanında yaşayanlar için, onların anısına sonuna kadar bağlı kalacağız. Ulaş yoldaş bizim değerimizdir, bizim ve ortak devrimimizin bir parçasıdır. Onlarsız Rojava devrimini tanımlayamayız. Rojava devriminin bu düzeyde gelişmesinde rollerini görmezlikten gelemeyiz. Mücadelesinde yaşanan tüm zorluklara rağmen inandığı değerlerden hiç taviz vermeyerek komutanlık yaptı. Rojava devrimine yaptıkları katkılarından minnet ve borç duygularımızı belirtiyoruz. Bir Ortadoğu insani direniş hareketi olarak bu direnişçilikte rolü önemliydi. Ulaş yoldaşlar bizden uzak değil, bu devrimin ve coğrafyanın bir parçasıdırlar. Önder APO'nun militanları olarak bundan sonraki mücadelemizde şehit yoldaşlarımızı yaşatmaya devam edeceğiz. Bu temelde hem Ortadoğu hem de Kürdistan'daki özgürlük mücadelemizde onları yol haritamız ve bayrak edineceğiz. Devrimci kimliğimizi koruyarak şovenizme ve faşizme karşı görevimizi yerine getireceğiz. Ulaş yoldaşları bir kez daha saygıyla anıyoruz. Apo'cu militanlar olarak bugüne kadar nasıl ki gereken bağlılığı gösterdik, gereklerini yerine getirdik bundan sonra da Türkiye ve Kürdistan devrim şehitlerine Deniz'lerden, Mahirlere, İbo'lara Haki ve Kemal yoldaşlardan Ulaş yoldaşlara kadar bağlılığın bir gereği olarak özgürlük ve sosyalizm mücadelesini yücelteceğimizin sözünü veriyoruz.

YPG Komutanlarından ÖMER CUDİ

(Halkların Birleşik Devrim Hareketi sitesinden alınmıştır.)


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

KKÖ



SöYLEşİLER



 

 

 

PARTİNİN SESİ



MERKEZ KOMİTE