Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

15.03.19 / MLKP Merkez Komitesi: Faşist Sömürgecilere Öfkemizi Newroz Ateşine Cevirelim

 

Özgürlük mücadelesinin çıldırttığı sömürgeciler, Kürdistan'ı teslim almak için tüm güç ve imkanlarıyla saldırıyorlar.
 
Rojava devrimini ezmek, Kuzey Kürdistan'ı soykırımcı katliam ve hapishane makinasıyla teslim almak, Irak'ın sömürgeci boyunduruğu koşullarında, Güney yönetimini işbirlikçi bir çizgide tutmak ve Türk burjuva devletine askeri üsler, ticari ayrıcalıklar sağlamak, Doğu Kürdistan'da İran burjuva molla devletinin sömürgeci boyunduruğunu korumak için askeri, teknik, mali, diplomatik tüm imkanlarını seferber ediliyor.
 
Tek tek konularda, çıkar çatışmalarıyla bağlı sürtünmelere ve saflaşmalara karşın, emperyalist dünya, bölge sömürgecileriyle birliktedir. Kürt ulusunun özgürlüğüne ve Kürdistan'ın birleşme hakkına düşmanlık, emperyalistlerle bölge sömürgecilerinin ortak tavrıdır. Medya savunma alanlarının Temmuz 2015'ten günümüze kesintisiz hava bombardımına altında tutulması, Efrîn işgali, Şengal'e hava saldırıları, ABD'nin, Rusya'nın, İngiltere, Almanya ve Fransa'nın onayını taşıyor. Türk burjuva devletinin Kuzey Kürdistan'da soykırımcı bir zihniyetle yürüttüğü sömürgeci savaş bu devletlerin değişik tipte desteklerine dayanıyor. İmralı tecrit sistemi ve PKK'nin düşman ilan edilmesi aynı suç ortaklığı içinde oluşuyor.
 
Bölgenin sömürgeci devletleri, yalnızca Kürt halkının ulusal özgürlüğünün değil, Türk, Arap, Fars, Azeri, Keldani, Asuri, Ermeni, Türkmen halklarının özgürlüğünün, ulusal eşitlik temelinde kardeşçe, yoldaşça işbirliğinin ve dayanışmasının da düşmanıdır. Türkiye'de, İran'da, Irak'ta, Suriye'de, Filistin'de işçilerin, yoksulların, ezilenlerin çektiği acılar ortaktır. Bırakalım sömürgeci politikalara suç ortaklığını, Kürt halkının mücadelesine kayıtsızlık bile, egemenleri güçlendirecek, yoksulların ve ezilenlerin acılarının misliyle çoğalmasına yol açacaktır.
 
Kürt halkımız!
 
Kader belirleyici bir savaşımın ortasında kutlanacak olan Newroz'da, Kürdistan'ın tüm parçalarında ve başta Avrupa olmak üzere, yerkürenin yaşadığımız her köşesinde güçlü Newroz ateşleri tutuşturalım. Bakur'da, Rojhilat'da ve Başûr'da özgürlük bayrağını yükseltelim. Rojava devriminin DAİŞ'e karşı zaferini, Şêladizê halkının sömürgeci Türk burjuva devletine isyanını meydanlarda kutlayalım. İmralı tecridini kırmak için bedenini açlığa yatıranların kararlılığını kitleselleştirelim. Faşist sömürgecilere ve emperyalist güçlere, Kürt halkının ulusal özgürlük mücadelesinin kararlılığını, şiddetini ve durdurulamayacağını gösterelim. Demirci Kawa'nın meşalesinin asla sönmeyeceğini, sömürgeciliğin, faşizmin, ırkçılığın mutlaka, ama mutlaka yenilgiye uğratılacağını haykıralım.
 
Türk, Arap, Fars, Azeri, Keldani, Süryani, Ermeni, Türkmen halklarımız!
 
Kürt halkımızın onur ve özgürlük bayrağını yükselteceği Newroz kutlamalarına katılalım. Kürdistan dışında kalan ve Kürt halkımızın yaşamadığı kentlerde Newroz kutlamaları örgütleyelim. Avrupa'da ve dünyanın değişik köşelerinde birleşik, coşkulu Newroz'lar için emek harcayalım. Newroz'u, Kürdistan, Türkiye, İran, Irak, Suriye ve Filistin emekçilerinin, yoksullarının, ezilenlerinin, özgürlük için, toplumsal ve ulusal eşitlik için birlik, dayanışma ve mücadele gününe dönüştürelim. İmralı'daki ağır tecrit cenderesine ve hapishanelerdeki tecrit terörüne karşı sesimizi yükseltelim. Sömürüye, zulme, insanın insana kulluğuna, yoksuluğa, adaletsizliğe karşı yürütülen bu büyük kavgada zafer gününü yakınlaştıralım."

 


09.03.19 / Binlerce Kadın Taksim’den Haykırdı: 8 Mart Yasaklanamaz!

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bu yıl 17'incisi gerçekleştirilen gece yürüyüşü için binlerce kadın İstiklal Caddesinde buluştu. Yürüyüş öncesi polis Taksim meydanı ve İstiklal caddesine çıkan sokakları bariyerle kapattı. Polis barikatını aşıp Fransız Konsolosluğu önünde toplanan kadınlar, Taksim meydanına kadar taşan bir kalabalık oluşturdu. Yürüyüşe izin vermeyen polis, burada kadınlara biber gazıyla müdahale etti. Müdahalenin ardından dağılmayan kadınlar, Taksim'in ara sokaklarında eylemi sürdürdü.

DEVAMI


09.03.19 / Kuzey ve Doğu Suriye’de 8 Mart Kutlamaları

 Kuzey ve Doğu Suriye'nin Qamişlo, Kobanê ve Şehba kantonlarında ve Rakka kentinde on binlerce kadın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlamak için alanlara çıktı.

Kuruluşunun ardından bu yıl ilk kez 8 Mart'a katılan Komünist Devrimci Kadınlar (Jinen Komünist en Şoreşger- JKŞ), Qamislo ve Kobane'deki kutlamalara kendi pankart ve sloganlarıyla hazır bulundu.

DEVAMI


08.03.19 / 8 Mart Kadın Grevi Türkiye'nin Kentlerinde Gerçekleşiyor

Türkiye'de bu yıl ik kez sosyalist ve komünist kadınların öncülüğünde örgütlenen kadın grevi ülkenin çeşitli yerlerindeki eylemlerle gerçekleşiyor. Sosyal medyada #8MKadınGrevi #KadınlarDurursaHayatDurur #8MartDünyaEmekçiKadınlarGünü #KadınGrevi #HayatıDurdur etiketleriyle paylaşımlar yapılıyor.

 

100'ün üzerinde kadın örgütünün oluşturduğu Kadınlar Birlikte Güçlü de 8 Mart kadın grevine destek veriyor.

 

Türkiye'nin çeşitli yerlerinde devam eden 8 Mart eylemlerinde is şunlar yaşandı:

 

Üniversiteli kadınlar, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Anakapı önünde 8 Mart'a ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında: "Size kaçar kaçar öldürüldüğümüzün sayısını vermeyeceğiz. Yılda kaç kez tecavüze; üniversitelerde, sokaklarda her gün kaç kez tacize uğradığımızdan da bahsetmeyeceğiz. Size işten yorgun argın gelip bir de evde ücretsiz kaç iş yaptığımızı da anlatmayacağız. Aşağılayıcı bakışları, tehdit edenleri, fetva verenleri, 'iyi hallileri' de..." denildi.

 

Devamında, "Tüm bunların sebebinin patriyarkadan beslenen iktidar olduğunu, bu iktidarın erkekliği bariz, gözümüze soka soka ördüğünü biliyoruz. Merve Demirel'i gözaltı esnasında taciz edenleri, bu tacizi ona 'proje kadın' diyerek meşru kılmaya çalışanları tanıyoruz. Geçimini sağlayabilmek için çalışan bir öğrenci olan ve onu işten kovan patronundan parasını almaya gittiğinde tecavüze uğrayıp öldürülen Şule Çet'in katillerinin sırf birinin bir bakan yardımcısının yeğeni olduğu için korunduğunu biliyoruz. Şule'nin katillerini de tanıyoruz. Birbirimizin gözündeki öfkeden ve ateşten doğan isyanla sokakları dolduruyoruz. Bakın Avrupa'nın dört bir yanından kadınlar grevin sesini yükseltiyor, Bakın Hindistan'a, 5 milyon kadın toplumsal cinsiyet eşitliği için 620 kilometrelik insan zinciri oluşturuyor. Bakın Flormar direnişine, bakın sendikalıtedikleri için işten atılan kadınlar 298 gün direndi. Direniş özgürleştiriyor. Direniş birleştiriyor. Direniş karanlığı deliyor ve aydınlatıyor. Daha kuşaklar boyunca bu çarkın dişlisi olmaya hiç niyetimiz yok. Niyetimiz, yaşamlarımızı çalan bu çarka çomak sokmak! Biz kadınlar hayatta kalmak değil, yaşamak istiyoruz. 25 Kasım'da meydanları kadınlara kapatmaya çalışanlar, 8 Mart'ta sokaklarda olmamızı engellemeye çalışanlar ve hatta yıllardır 8 Mart Direnişi'nin sembolü olan Taksim Meydanı'nı biz kadınlara yasakladıklarını sananlar bilmelisiniz ki özgürlüğümüz için, haklarımız için, yaşamı yeniden ilmek ilmek örmek için geliyoruz. Yasaklarınıza, baskınıza, krizinize, yarattığınız tüm kötülüklere baş kaldırıyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün biz kadınlara kapatılan okulumuzdan sesleniyoruz. Kadınlar her yerde!" diye belirtildi.

 

Ege Üniversitesi'nde açıklama yapmak isteyen kadın öğrencilere güvenlik görevleri ve polisler saldırdı. Polis ve özel güvenlik 7 kadın ve 1 erkek öğrenciyi yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı. Polis, "Faşizm inat yaşasın 8 Mart" sloganları atan kadın öğrencilerin ağzını kapatarak polis araçlarına sürükledi. 8 Mart mesajlarının yazılı olduğu pankarta el konuldu.

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) tarafından Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda "Kadınlar özgürlük için direnişte, kadınlar grevde" sloganıyla bir miting düzenlendi. Rengarenk yöresel kıyafetleri ile dikkat çeken kadınlar, "Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa" ve "Bedenime dokunma" pankartları açtı. Miting alanı girişinde kadınları durduran polisiler, pankartlara el koydu. Engellemelere rağmen kadınlar kortej halinde zılgıtlarla alana giriş yaptı. Kentin yanı sıra Mardin, Derik, Nusaybin, Kızıltepe ve Urfalı kadınlar da miting alanındaki yerini aldı. Miting alanında bir araya gelen yüzlerce kadın, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 121 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven'i "Leyla Güven rumeta meye" sloganıyla selamladı. Alanda, "Biji berxwedana zindanan", "Kadın yaşam özgürlük", "İtaat yok direniş var", "Jin jiyan azadi", "Be serok jiyan nabe", "Susma haykır kadınlar vardır", "Kadınsız yaşamı başınıza yıkarız" sloganları atıldı.

 

Sağlık Emekçileri Sendikası İstanbul-Aksaray Şubesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi önünde basın açıklaması yapıldı. "Krize, eşitsizliğe, şiddete karşı yaşasın 8 Mart" pankartının açıldığı eylemde SES Aksaray Şube Yöneticisi İÜ yönetiminin kendi yapacakları 8 Mart panelini "fazla siyasal" diyerek yasaklamasına tepki gösterdi. Basın açıklamasında ise "Bize baskı, sömürü ve şiddet dışında bir şey vaat etmeyen ataerkil kapitalist sisteme karşı tarihimizden aldığımız gücümüzle bu 8 Mart'ta yine alanlardayız. Çünkü adil, eşit ve özgür bir yaşamın biz kadınların mücadelesi ile kurulabileceğinin farkındayız."denildi. Çocuk istismarından cinsel taciz ve tecavüze "iyi hal" indirimleri vb. yöntemlerle suçun aklanması, toplumun kutuplaştırılması gibi uygulamalara tepki gösteren kadınlar "Eşit işe eşit ücret, iş yerlerinde ücretsiz kreş, 8 Mart'ın resmi tatil ilan edilmesi" taleplerini sıraladı. 8 Mart'ın ortaya çıkışını hatırlattı ve bugün içeriğinin boşaltılarak "çiçek böcek günü" gösterilmek istendiğini ifade ettiler. Kadınların haklarını erkeklerle birlikte mücadele ederek alacaklarını söylenen açıklamalarda mücadele çağrısı yapıldı.

 

Ankaralı kadınlar ise, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Sakarya Caddesi'nde buluştu. "Krize, savaşa, şiddete ve eşitsizliğe karşı dayanışmayla güçleniyor, hayatı örgütlüyoruz" şiarıyla biraraya gelen kadınlar, "Beka sorunu var' diyenler savaşı, baskı ve şiddet ortamını arttırıyor" dedi. Renkli kıyafetleriyle, hazırladıkları dövizlerle, sloganlarla, alkış ve zılgıtlarıyla alanı dolduran kadınlar, krize, şiddete, savaşa, eşitsizliğe, kazanılmış haklarına yönelik saldırılara karşı "Bir aradayız" dedi. Eylemde, açlık grevindeki HDP Milletvekili Leyla Güven, tutuklu siyasetçi kadınlar, Şule Çet ile birlikte öldürülen birçok kadınların fotoğrafı taşındı. Coşkulu geçen 8 Mart eyleminde kadınlar "Eşit işe eşit ücret istiyoruz", "Öldürülmediğimiz şehirler istiyoruz", "Fetvalar sizin sokaklar bizim", "Kadınlar kazanacak" pankartları öne çıktı. Direnişleri kazanımla sonuçlanan Flormar işçilerinin selamlandığı eylemde, Öykü Arin'in annesi gönderdiği mektupla dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.

 

Ankara'daki açıklamada "Kadınları ekonomik olarak zayıflatan, aileye bağımlı hale getiren, sadakaya, sosyal yardıma muhtaç bırakan düzeninizi kabul etmiyoruz" denildi. İnsanca yaşamak için güvenceli çalışma hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı, sendikalarda örgütlenme hakkı, çocuk ve yaşlı bakımının kamusallaşmasını talep edildi; kadın cinayetlerinde ancak kadınlar bir arada ses verip sahip çıktığında adalet sağlanabildiğine dikkat çekildi; kadınların yaşam tarzının sorgulandığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi yasasına saldırıların devam ettiği ifade edildi.

 

En temel hakları için sokağa çıkan, hak talep eden kadınlara yönelik saldırılara, seçilmiş kadın vekillerin, belediye başkanlarının, gazetecilerin cezaevlerinde tutulduğuna, kadın derneklerinin, televizyonların, gazete ve dergilerin kapatıldığını söyleyen kadın platformu sözcüsü "Yaşam, eşitlik, özgürlük, laiklik ve barış için isyan ve dayanışma ile hayatı hep birlikte örgütleyeceğiz. Şimdiye kadar hakkımız olanları, özgürlüğümüzü nasıl direnerek kazandıysak, yine kazanacağız" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca "Kadınların sokakta olmasından, bir arada olmasından korkanlara tekrar hatırlatalım: Bizleri yasaklarla, baskılarla sindiremezsiniz. Yıllardır olduğu gibi yine sokaklardayız, yine dayanışmayla mücadelemizi büyütüyoruz! Her şeye ve her türlü baskıya, kadın düşmanı yasalara rağmen eşitlik ve özgürlük için direnen, üreten, itaat etmeyen ve mücadele eden kadınlar ve LGBTİ+ bireyler var. Bu korkunç tabloyu değiştirebilecek umudumuz, direncimiz ve gücümüz var. Bizler bu kararlılıkla mücadelemize devam ediyoruz." denildi.


08.03.19 / KGÖ Milislerinden İstanbul'da Yazılama

 

Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) Komünist Gençlik örgütü (KGÖ), Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması için açlık grevine başlayan Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Millletvekili Leyla Güven ve hapishanelerdeki direnişe destek için İstanbul'da mahallelerde yazılamalar yaptı.

 

MLKP/KGÖ milisleri "Leyla Güven onurumuzdur", "Ses ver tecridi parçala", "Gençler partiye MLKP'ye", "12 Mart'ta MLKP saflarına" sloganlarını kullandılar. KGÖ'nün eylem açıklaması şöyle: "Leyla Güven ve yüzlerce yurtsever tutsağın Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması için başlattıkları direniş büyümeye devam ediyor. Zindanlarda dalga dalga büyüyen direniş komünist tutsakların sesiyle birleşip yayılıyor. İnkacı sömürgeci faşist diktatörlük ve onun faşist şefi Erdoğan, açlık grevinin yükselen sesini bastırmak için meydanlarda savaş çığırtkanlığını sürdürüyor. Gözaltı ve tutuklama terörürüyle, bilindik yalanlarıyla direnişi kırmak için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar boşuna! Ezilen milyonların özgürlüğü fethetmek için çıktıkları bu yolu büyütmek için gençliği MLKP saflarına katılmaya ve açlık grevi direnişini büyütmeye çağırıyoruz."

 

 


08.03.19 / Ivana Hoffmann ve Coşkun İnce için Anma Törenleri

Halkların Birlik ve Dayanışma Kurumu (SYPG) ve Komünist Devrimci Gençlik (Ciwanen Komünist en Şoreşger- CKŞ), Rojava'nın Til Temir kentinde IŞİD'e karşı savaşırken 7 Mart 2015'te ölümsüzleşen MLKP savaşçıları Ivana Hoffmann ve Til Temir'de ölümsüzleşen savaşçıları andı.

Anmaya Şehit Aileleri Kurumu, Aşuri Şehit Aileleri Meclisi, Şehit Alişer Deniz Tugayı, Enternasyonal Özgürlük Taburu, Demokratik Aşuri Partisi, PYD ve çok sayıda kişi katıldı.

Til Temir'deki anmada yapılan konuşmada, "Şehitlerimiz bugün bizlere devrimi savunma mirası bırakmıştir. Bizlerde şehit aileleri olarak bu mirası sonuna kadar taşıyacağız" dedi.

Rojava'nın Til Temir kentinde IŞİD'e karşı savaşırken 7 Mart 2015'te ölümsüzleşen partimiz MLKP'nin savaşçısı Ivana Hoffmann İngiltere'nin başkenti Londra'da anıldı.

Londra'da komünist gençler Ivana Hoffmann için yazılama yaptı ve afiş astılar. Ivana'nın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün arifesinde bir lgbti+ olarak devrimin savunulmasında şehit düşmesi, Avrupa'dan Ortadoğu'ya uzanmış bir enternasyonalist komünist gerilla olarak savaşmış olmasının önemini bir kez daha dile getirdiler. Komünist gençler, Ivana'ları yaşatmanın mücadelesine sahip çıkarak ve yeni mevziler yaratarak yanıt olabileceğini belirtiler.

Ivana Hofmann'ın yoldaşları ayrıca Duisburg'da mezarı başında bir anma gerçekleştirdiler. MLKP/KGÖ'nün çağrısıyla gerçekleştirilen ve çok sayıda dost ve devrimci kurumunda katıldığı, saygı duruşu ile başlayan anmada söz alan komünist gençler, açıklamalarında IŞİD karanlığının dağıtıldığı şu günlerde Ivanaların 'devrimi savunun' çağrısının vücut bulduğunu ifade ettiler.

Anmanın ikinci bölümü salon etkinliği ile devam etti. İsviçreli komünist gençlerin Ivana için gerçekleştirdikleri sokak eyleminin görüntüleri ile başlayan ikinci kısımda Bertolt Brecht'in şiirleri okundu.

KGÖ adına yapılan konuşmada, Rojava devriminin en zor anlarında yoldaşları ile birlikte can feda çarpışan Ivana'nın özellikle Avrupa gençliğine örnek olduğu belirtildi. 'Devrim sen neredeysen oradadır' şiarı ile özgürleşen genç komünistlerin bugün Şengül Boran'lardan, Özgür Evrim'lere ve Ivana'lara kadar mücadeleyi büyüttükleri vurgulandı.

MLKP adına yapılan konuşmada ise Ivana'nın öğrenmede, gelişmede ve mutlu devrimcilik üretmede önemli bir yerinin olduğu belirtildi. Hayalini kurduğu, birgün muhakkak buluşmak istediği Kürdistan'a gittiği ve orada devrimciliğini sınırsızca ürettiği kaydedilen konuşmada, Süleyman Yeter'den Ivana Hoffmana'a, Coşkun İnce'den Efrin şehitlerine kadar farklı kültürlerden ve coğrafyadan gelenlerle bir feda kuşağı olduğu söylendi.


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

KKÖ



SöYLEşİLER



 

 

 

MERKEZ KOMİTE



PARTİNİN SESİ