Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

21.01.19 / Rojava’ya İşgal Tehdidinin Arkaplanı

(Enternasyonal Bülten Ocak 2019 sayısından)

Erdoğan diktatörlüğü, belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki tüm hükümetlerden daha fazla sembolizmi kullanıyor. Erdoğan, 19 Aralık hapisane katliamı1 ve 1978 Maraş katliamının2 yıldönümünde ve savaş sanayisi sempozyumunda Suriye'nin kuzeyine, Fırat'ın doğusuna birkaç gün içinde yeni bir işgale (tabi ki onlar Rojava kelimesini kullanmıyor) girişeceğini duyurdu. Tarhinin en derin ekonomik krizlerinden biriyle yüzleşen ülkede bu duyurunun sembolik bir günde taşıdığı anlam Erdoğan'ın bu toprakların tüm devrimcilerine vermek istediği mesajla ilgili. Kendi hikayesini yaratma ihtiyacı bir yandan onun iktidarının gücünü ve meşruiyetini tahkim etme amacını taşırken bir yandan da devletin politik-islamcı ideolojik dönüşümüyle inşa ettiği diktatörlüğünün kalıcığını garanti altına almak istiyor.

DEVAMI


21.01.19 / İşgal Tehdidi Karşısında Komünistlerin Tutumu

 

 (Enternasyonal Bülten Ocak 2019 sayısından)

Son gelişmeler, ABD ile takitksel askeri ittifakın geçici ve asla güvenilmez olduğunu bu ilişkinin Rojava için ancak dolaylı bir yedek olduğunu ortaya koydu. ABD emperyalizminin korumasına muhtaç olma duygusu dağılırken halkların özgücüne inancı güçleniyor. ABD'nin PYD'yi Barzani çizgisine çekme politikası daha da belirginleşirken halkın devrime katılımı bunun önüne geçiyor. Uzun süredir planlanan işgal saldırısının Kürdistan üzerindeki sömürgeci boyunduruğu devam ettirmek dışında bugünkü güncel amaçlarından bazıları nelerdir? Şimdiden Şengal, Mahmur ve Kandil'e yönelik bombalamalara da bu işgal planının bir parçası olarak bakılırsa güncel somut amacın askeri ve siyasi hedeflere yönelik moral bozma, nitlelikli güçleri katletme, örgütsel işleyişi bozma olduğu görülüyor.

DEVAMI


20.01.19 / MLKP Rojava: İşgalciler Yenilecek, Efrin Özgür Olacak!

 

 NATO'nun ikinci büyük ordusu olan sömürgeci-faşist Türk devletinin silahlı kuvvetleri ile onun barbar çeteleri tarafından Efrin'in işgal edilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Sömürgeciler Kürt halkına ve onun kazanımlarına duydukları ırkçı-faşist düşmanlıkla saldırdılar. Sarayın Şefi Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla, katliamlar, işkenceler, tecavüzler gerçekleştirdiler. Kadınları, çocukları kaçırıp fidye aldılar. Evleri, işyerlerini talan ettiler. Kaçırdıkları Efrin'li gençlere işkence ettiler. Efrin'deki Kürt nüfusu yerlerinden yurtlarından göç etmeye zorladılar. Kendi çeteleri ile kentimizi, sokaklarımızı, evlerimizi, topraklarımızı işgal ettiler. Halkımızın ve devrimimizin değerlerine, barbarca ve korkakça saldırdılar. Kentin demografik yapısını değiştirdiler.
Bir yıl önce bir kaç güne gireceklerini hesapladıkları Efrin'e tek seferde 72 uçak, yüzlerce tank, obüs ve helikopter gibi yüksek teknik ve on binlerce asker ve çete gücüyle saldırmalarına rağmen 58 gün boyunca giremediler. Çağın direnişinin kahramanları, barbarlar ve katiller sürüsüne karşı devrimci onuru yükselterek savaştı. Bu eşitsiz savaşta, devasa tekniğe karşı, devrimci değerler ve insan onurunun gücüyle direnen Efrin halkı ve savaşçıları, kan ve can bedelinin en ağırını ödemekten çekinmediler.
Efrin'i savunanlar, onur ve özgürlüğü içi direnenler, emperyalist-kapitalist devletlerin izlediği, sömürgeci faşist Türk devletinin her türlü yol ve yöntemle saldırdığı bu eşitsiz savaşta, özgürlüğün topraklarından çekilmek zorunda kaldılar. Fakat bu direnişçilerin yenilgisi anlamına gelmez. Savaşın ve direnişin yeni biçimde devam ettiği gerçeğini değiştirmez. Efrin'i Türk sömürgeci faşist saray diktatörlüğü işgal etmiş olabilir. Onlar şimdilik Efrin'i talan etmeye, halklarımıza zulmetmeye devam edebilirler. Fakat sonunda iz düşümü oldukları tüm faşist ve işgalci güçler gibi yenilgiye mahkûmdurlar. Çünkü can bedeli özgürleştirdiğimiz ve can bedeli direndiğimiz ülkemizin bir tek bir parçasını sömürgeci faşist diktatörlüğe bırakmayacağız. Yurtsever Kürt halkının, onun devrimci öncülerinin ve komünistlerin bunu yapmaya gücü ve iradesi vardır. Efrin direnişinde yıldızlaşan şehitlerimiz bize bu gücü vermektedir.

Şehitlere Sözümüz Efrin'in Özgürleşmesidir!
Efrin direnişinde tüm güç ve imkanlarıyla savaşan ve bu uğurda ölümsüzleşenler ilham kaynaklarımız ve zafer andımızdır. Partimiz MLKP'nin seçkin savaşçı ve komutanları Ruhat Aşkara, Erdal Demirhan ve Sedat Akyüzler, Enternasyonal Özgürlük Taburundan Haukur Hilmarsson, enternasyonalist savaşçılar Anna Campbell, Oliver François Jean Le, devrimci yoldaşlarımız Emre Bora, Kenan Aktaş, Görkem Tuğal, Hüseyin Can Özdemir, Ramazan Güleken ve yurtsever Kürt kadınlarının fedai öncüleri Avesta Xaburlar, Barin Kobaniler, Şehit Rojhatlar, İlamlar, Zaferler ve Brusklar kanlarıyla direniş siperlerini boyayan tüm ölümsüzler, Efrin'in özgürlüğünü borçlu olduğumuz şehitlerimizdir. Onların değerli anıları önünde saygı ile eğiliyoruz. Şehit yoldaşlarımızın savaş kararlılığı, adanmışlığı ve feda ruhu işgale karşı direnişimizin ve zaferimizin rotasını belirliyor.
Bu gün de, şehit yoldaşların ayak izlerine basarak ilerliyor, onlardan ilham alarak ve onların hesaplarını sorma kararlılığı ile şimdilerde işgal tehdidi altında tutulan Rojava ve Kuzey Suriye mevzilerinde, umudu ve onuru savunuyoruz. Ant olsun ki çocukların gözyaşlarıyla ve şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış ülkemizin toprağını, Efrin'i, tekrardan özgürleştireceğiz. Rojava Devrimine dönük saldırılar hangi cepheden gelirse gelsin bertaraf edeceğiz. Zafer, sonuna kadar direnenlerindir. Zafer umudu ve özgürlüğü can pahası savunanlarındır. İşgalciler kovulacak, sömürgeciler yenilecektir. Şehitlerimizin bizlere devrettiği onur ve özgürlük bayrağı yeniden Efrin'de dalgalanacaktır.
Efrin Şehitleri Ölümsüzdür
Kahrolsun İşgalci ve Sömürgeci Diktatörlük!

Yaşasın Efrin Direnişimiz!


20 Ocak 2019
MLKP/Rojava


19.01.19 / MLKP EB’den Ahmet Saadat Ve Tüm Politik Tutsaklar İçin Çağrı

 

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri Ahmet Saadat 15 Ocak 2002'de Filistin Yönetimi tarafından tutuklanarak ABD ve İngiliz askerlerin gözetiminde Jericho hapisanesine gönderilmişti. 2006'da İsrail'in düzenlediği saldırıda Sadat kaçırıldı ve İsrail askeri mahkemesinde 30 yıl hapse mahkum edildi. Emperyalist güçlerin ve siyonist İsrail düzenlediği bu komployla Filistin halkının özgürlük mücadelesine bir darbe daha vurulmak istendi. Ancak Ahmet Saadat, kendisi gibi 6 bin Filistinli politik tutsakla birlikte özgürlük mücadelesini zindan cephesinden en önde sürdürmeye devam ediyor. Ahmet Saadat'ın tutuklandığı günle başlayan hafta, farklı ülkelerde düzenlenen eylemlerle Filistinli politik tutsaklarla enternasyonal dayanışma haftası olarak yürütülüyor.
Marksist Leninist Komünist Parti Enternasyonal Büro, 15-22 Ocak Ahmet Saadat'a Özgürlük Haftası vesilesiyle Ahmet Saadat ve tüm Filistinli politik tutsaklarla dayanışma çağrısı yaptı. Ortadoğu halklarının onur ve özgürlük mücadelesinin her koşulda sürdüğü ve zafere ancak birleşik mücadeleyle ulaşılacağını vurgulayan Enternasyonal Büro açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yeni bir yıl daha Ortadoğu halklarının kan, gözyaşı ve ter içinde sürdürdükleri onur ve özgürlük mücadelesinin yükselen ateşiyle başladı. Tunus'tan Sudan'a, Tahran'dan Basra'ya, Kürdistan'dan Gazze'ye Ortadoğu halkları her türden emperyalizme köleliği reddediyor, kapitalizmin emperyalist küreselleşme aşamasında içine düştüğü varoluşsal krize karşı halkların yaşamları ve toprakları üzerinden yürüttüğü gerici savaşları reddediyor, her türden emperyalizme ve onun işbirlikçisi gerici kapitalist bölge devletlerine karşı başta devrimci öncüleri olmak üzere özgürlük yolunda koşmakta ısrar ediyor.
Filistin halkı geçtiğimiz yıl başlattığı geri dönüş yürüyüşleriyle İntifada ruhunu bir kez daha diriltirken örgütlü bir halkın asla yenilmeyeceğini de bir kez daha kanıtlıyordu. Başta Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, FHKC'li devrimciler olmak üzere direnen Filistin halkının onurlu, haklı, insanlık mücadelesini selamlıyoruz.
Filistin özgürlük mücadelesi Türkiye ve Kürdistanlı devrimcilerin yabancı olduğu bir mücadele değil. 1970'lerde Filistin'e savaşmaya gelen enternasyonal devrimcilerin mirasçıları olarak sesleniyoruz bugün. 1982'de İsrail saldırısı karşısında birlikte şehitler vermiş Kürt ve Filistin özgürlük hareketlerinin yaşattığı Ortadoğu devrimciliğinin bayrağını bugün de yükseltenleriz. Ahmet Sadat'ın bir komployla tutsak edilmesine de bölgenin Marksist-Leninist komünist devrimcileri olarak bulunduğumuz her yerde karşı çıkıyoruz. Enternasyonal dayanışmanın Ortadoğu'nun kurtuluşu için devrim yolunda vazgeçilmez olduğunu biliyoruz.
Bugün Ortadoğu'nun en önemli iki ulusal özgürlük mücadelesinin, Kürt ve Filistin ulusal özgürlük mücadelelerinin liderleri düşman tarafından savaşın, politik mücadelenin bir parçası olarak ağır tecrit koşullarında tutuluyor. Bugün PKK lideri Abdullah Öcalan'ın faşist Türk devleti tarafından tecrite edilmesi karşısında tüm Türkiye hapisanelerinde devrimcilerin başlattığı açlık grevleri bu dönemde direnişin öncü çıkışlarından birine dönüştü. Ahmet Sadat'ın özgürlüğü için de siyonist İsrail devletinin karşısına devrimci kararlılık ve iradeyle çıkmak zorundayız.
MLKP olarak tüm dünyadaki komünistleri, ilerici güçleri, devrimcileri, demokrat insanları Ortadoğu halklarıyla dayanışmaya çağırıyoruz. Antifaşist, antiemperyalist, antisiyonist özgürlük mücadelelerine ses verin! Filistinli politik tutsaklarla enternasyonal dayanışmayı yükseltelim! Küresel BDS (Boycott, Divestment, Sanctions) kampanyalarına katılalım, destek olalım! İsrail'in 70 yıldır süren işgaline karşı birlikte savaşalım, işgalcileri birlikte yenelim! Ortadoğu halklarının zaferi ancak birleşik mücadeleyle kazanılacaktır. Yaşasın devrimci dayanışma! Ahmet Sadat'a özgürlük!"
Eylem haftası ve kampanyanın bilgilerine Samidoun Filistinli Tutsaklar Dayanışma Ağı sitesinden ulaşabilirsiniz.


16.01.19 / KBDH: Rosalar'dan Saralar'a Kadınlar Kazanacak!

 

 "Rosa Luxemburg, Sakine Cansız, insanlığın, halkların, kadınların kurtuluş davasına adanmış iki devrimci ömür. Hayatlarını kadının özgürlüğüne, halkların eşitlik, özgürlük savaşımına adamış iki uslanmaz yürek. Ömürlerini; devrimin engeller dolu yollarına sunmuş, aydınlık yürekli devrimci kadın yoldaşlarımız. Erkek egemen kapitalist sisteme, her türlü gerici, şovenist politikaya karşı direngen, hudutsuz baştı onlar. Aydınlık bilinçleri, devrime inançla çarpan coşkulu yürekleri, mücadelelerine olan tutkuları, yoldaşlarına güvenleri tamdı. Sınıf düşmanlarına öfkeleri sonsuz ve uzlaşmaz olan bu iki yürekli kadın ayrı zaman dilimlerinde bir Ocak ayında alçakça katledildiler. Sakine Cansız yoldaş 'yaşamı hep mücadele' olan yiğit bir Kürt kadını. Kürt kadınının özgürlük mücadelesinin öncü kadınlarından. Sömürgeci, faşist, cinsiyetçi politikalara karşı ömrü boyunca mücadelenin öncü neferlerinden oldu. 12 Eylül faşist darbe yıllarında Amed zindanında Kürt tutsaklara dönük kişiliksizleştirme, teslim alma politikalarına karşı direnişin sembollerinden oldu. Yaşam felsefesini eylemselliğiyle büyütenlerdendi. Katledilmeleri tesadüf değildi. Sömürgeci Türk devleti bu katliamı MİT, Fransız istihbarat ortaklığınca gerçekleştirdiği artık biliniyor. Paris'in merkezinde işlenen bu katliam Kürt halkının özgürlük mücadelesini,Kürt kadının direnişini hedefliyordu.

DEVAMI


15.01.19 / Berlin'de Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 100. Yılında Anıldı


Berlin'de Avrupa'nın dört bir yanında onbeş bin insan, 100 yıl önce katledilen Almanya komünist önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i Frankfurter Tor'da bulunan Sosyalistler Mezarlığı'nda yapılan törende andı.
100 bini aşkın insan gün boyunca mezarlığı ziyaret etti ve çok sayıda kişi mezarlığa kırmızı karanfil bıraktı.

Yürüyüşe HBDH, MLPD, MLKP, DİDF, MLPD ve TKP/ML'nin de aralarında olduğu çok sayıda antifaşist, ilerici, sosyalist örgüt pankart ve bayraklarıyla katıldığı yürüyüşte Almanya Komünist Partisi (DKP), Sol Parti gibi örgütlerin yanı sıra değişik ülkelerden partiler de yer aldı.

Yürüyüşe Sarı Yelekliler damganı vururken, Fransa'da süren eylemler selamlandı.

Ayrıca 100 yıl önceki Kasım Devrimi'nin 100. yılına da hatırlatıldı. Pek çok örgüt devrime göndermeler yapan pankartlar taşıdı.

MLKP ve KKÖ adına Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht anıtına çelenk bırakıldı.

Ardından mezar anmasını yapan MLKP'liler devrim andı içerek, mücadele sözü verdiler.



Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

KüRDİSTAN



HBDH



 

 

 

ENTERNASYONAL



PARTİNİN SESİ



KKÖ