Onurun, Umudun Ve Adanışın Öncüleriyle Görüşme
Share on Facebook Share on Twitter

 
Diğer yazılar
 

 

Kası- Aralık 2017 / Partinin Sesi / Sayı: 93

 

Bu sayımızı ölümsüzlerimiz hazırladı.
Onlar, onursuzluğa, insanın insana kulluğuna, bencilliğe, sınıflar ve özel mülkiyet
dünyasıyla bağlı adaletsizliklere, işçi ve emekçilerin açlığın, yoksulluğun, işsizliğin
pençesinde kıvrandırılmasına, cinsiyetlerin ve dillerin eşitsizliğine, hayatların
çölleştirilmesine, bilimin, teknolojinin insana ve doğaya çevrilmiş bir namluya
dönüştürülmesine karşı sonuna kadar savaştılar. Can bedeli bir kavgaya atılmalarına yol
açan değerlerden asla kuşkuya düşmediler, asla pişmanlık duymadılar.
Doğum tarihleri, devrimcilik yaşları, deneyleri, üstlendikleri sorumluluklar eşit değildi.
Öncü irade olmakta, feda ruhunda ve ölümsüzlükte eşitlendiler.
Kuşkusuz hiçbiri ölümün peşine düşmemişti. Hepsi de yaşam doluydular. İşçi sınıfı ve
ezilenlerin kurtuluşu kavgasıyla sımsıkı kaynaşmış düşleri, hasretleri vardı. Yine de,
ölüme uzak durmadılar. Değişik koşullarda, uçurum boylarından kendilerine bir yer
seçtiler. Mutluluklarını bu seçimlerinde ürettiler.
Yüreklerimizi dolduracak, bilincimizi elden geçirecek olan onların kelimeleridir. O
kelimelerin her biri, kendini tekrar eden, yenilenme niteliğini yitirmiş, hayal gücü ve
devrimci atılım ruhunu körelten memurvari devrimcilik tarzından, aile prangası ve "uzun
ömür" tutkusu dahil, esaretin her biçiminden kopuşarak sonsuzluk hakkı kazandı. O
nedenle müthiş yalın, müthiş güçlüdür. Ve o nedenle devrimci vicdanın sırat köprüsüdür.
Partinin Sesi'nin elinizdeki sayısı, devrimcilik yaşı, cinsiyeti, sorumluluk düzeyi, bugüne
kadarki pratiği ne olursa olsun, tüm komünist devrimcileri ölümsüzlerimizle buluşmaya,
görüşmeye çağırıyor. Gündem, kendi devrimciliğimizdir. Ölümsüzlerimizin gelişkin
niteliklerinden, zayıflıklarından, sınırlarını aşma hamlelerinden, yenilenme iradelerinden,
devrimci tutkularını eğitme biçimlerinden, kısacası "iç" ideolojik mücadele tarzlarından
öğrenmek ve öğrendiklerimizi kendi değişimimizi örgütleme gücüne dönüştürmek olanak
ve sorumluluğuyla yüz yüzeyiz.
"Boşalan nöbet yerlerini doldurma" ve savaşımı birkaç misli yükseltme görevinin korkunç
yakıcı bir hal aldığı günümüzde, bu "olanak ve sorumluluğu" değerlendirme,
ölümsüzlerimizin çağrılarıyla ilişkilenme tarzımız, devrimciliğimizin sınırlarının en
şaşmaz ölçüsü olacaktır.

 

 

Arşiv

 

2019
Temmuz Mayıs
2018
Ekim Ocak
2017
Kasım Ağustos
Mayıs Şubat
2016
Eylül Temmuz
Şubat
2015
Aralık

 

Onurun, Umudun Ve Adanışın Öncüleriyle Görüşme
fc Share on Twitter

 

 

Kası- Aralık 2017 / Partinin Sesi / Sayı: 93

 

Bu sayımızı ölümsüzlerimiz hazırladı.
Onlar, onursuzluğa, insanın insana kulluğuna, bencilliğe, sınıflar ve özel mülkiyet
dünyasıyla bağlı adaletsizliklere, işçi ve emekçilerin açlığın, yoksulluğun, işsizliğin
pençesinde kıvrandırılmasına, cinsiyetlerin ve dillerin eşitsizliğine, hayatların
çölleştirilmesine, bilimin, teknolojinin insana ve doğaya çevrilmiş bir namluya
dönüştürülmesine karşı sonuna kadar savaştılar. Can bedeli bir kavgaya atılmalarına yol
açan değerlerden asla kuşkuya düşmediler, asla pişmanlık duymadılar.
Doğum tarihleri, devrimcilik yaşları, deneyleri, üstlendikleri sorumluluklar eşit değildi.
Öncü irade olmakta, feda ruhunda ve ölümsüzlükte eşitlendiler.
Kuşkusuz hiçbiri ölümün peşine düşmemişti. Hepsi de yaşam doluydular. İşçi sınıfı ve
ezilenlerin kurtuluşu kavgasıyla sımsıkı kaynaşmış düşleri, hasretleri vardı. Yine de,
ölüme uzak durmadılar. Değişik koşullarda, uçurum boylarından kendilerine bir yer
seçtiler. Mutluluklarını bu seçimlerinde ürettiler.
Yüreklerimizi dolduracak, bilincimizi elden geçirecek olan onların kelimeleridir. O
kelimelerin her biri, kendini tekrar eden, yenilenme niteliğini yitirmiş, hayal gücü ve
devrimci atılım ruhunu körelten memurvari devrimcilik tarzından, aile prangası ve "uzun
ömür" tutkusu dahil, esaretin her biçiminden kopuşarak sonsuzluk hakkı kazandı. O
nedenle müthiş yalın, müthiş güçlüdür. Ve o nedenle devrimci vicdanın sırat köprüsüdür.
Partinin Sesi'nin elinizdeki sayısı, devrimcilik yaşı, cinsiyeti, sorumluluk düzeyi, bugüne
kadarki pratiği ne olursa olsun, tüm komünist devrimcileri ölümsüzlerimizle buluşmaya,
görüşmeye çağırıyor. Gündem, kendi devrimciliğimizdir. Ölümsüzlerimizin gelişkin
niteliklerinden, zayıflıklarından, sınırlarını aşma hamlelerinden, yenilenme iradelerinden,
devrimci tutkularını eğitme biçimlerinden, kısacası "iç" ideolojik mücadele tarzlarından
öğrenmek ve öğrendiklerimizi kendi değişimimizi örgütleme gücüne dönüştürmek olanak
ve sorumluluğuyla yüz yüzeyiz.
"Boşalan nöbet yerlerini doldurma" ve savaşımı birkaç misli yükseltme görevinin korkunç
yakıcı bir hal aldığı günümüzde, bu "olanak ve sorumluluğu" değerlendirme,
ölümsüzlerimizin çağrılarıyla ilişkilenme tarzımız, devrimciliğimizin sınırlarının en
şaşmaz ölçüsü olacaktır.