Mart Mayıs süreci değerlendirmesi
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

Mart-Mayıs kazanımlarıyla ileri!

Partimiz Mart-Mayıs sürecini planladığı gibi kazandı. Bu kazanım, belli tarihsel günlerde partimizin kendini ortaya koyuşunun ötesinde, verili iç ve uluslararası koşullarda derin bir ideolojik, politik, örgütsel anlam taşımaktadır. Partimizin yeniden yakaladığı gelişme, genelde uluslararası karşıdevrimci tasfiye kuşatmasını yarmada olduğu gibi, özelde politik ataleti kırmada, atılım ruhunu fişeklemede, partimizin bütün kuvvetlerini yeniden aktifleştirmede, devrimci saflarda moral ve motivasyonu geliştirmede, kendi devrimci gelişiminin kanallarını yaratmada, parti iç ortamını devrimcileştirmede, devrimci çevrelerde yeniden bir çekim merkezi olmada vb.’de ileri ve güçlü bir adım olmuştur. Abartmasız bu, bir devrimci silkiniş hamlesidir. Ve onu daha bir anlamlı kılan tam da budur. Partimiz bu süreçteki devrimci duruşuyla, tasfiyeci sürece eylemsel kafa tutuşuyla dost düşman herkesin yeniden ilgisini çekmiş ve birbirini tamamlayan birçok gelişmeye yeniden damgasını vurmuştur. Bu gelişme kesimsel, anlık ve rastlantısal olmadığı gibi, bütün bir partiye mal olan ciddi bir devrimci ön hazırlığın, iradi ve planlı bir mücadelenin, devrimi ve partiyi örgütlemede ısrarın bir ürünü ve ifadesi olarak ele alındığı ölçüde bugünkü ve yakın gelecekteki önem ve anlamı doğru kavranabilir.

Mart-Mayıs sürecinin devrimci kazanımlarıyla kuşanarak ilerlemek, bu kazanımları örgütsel güce dönüştürmek ve siyasal sürece müdahalenin en yakıcı sorunları üzerinde yoğunlaşmak hattından ilerlemek durumundayız. Kazanımlar ancak bu yolla süreklileştirilebilir, yeni hamleler ancak bu yolla başarılabilir.

Geride bıraktığımız süreçte yarattığımız siyasal etkiyi örgütleme görevi bütün aciliyetiyle önümüzde duruyor. Kadro ve örgütlerimiz yüksek bir devrimci iradeyle önemli bir aktivite yarattı. Siyasal du-yarlılıkları ve müdahale yetenekleri gelişti. Birçok alanda yeniden özgüven kazanıldı. Şimdi bütün bunları örgütsel güce dönüştürmeden, niteliklerini ve seviyelerini geliştirmeden sağlıklı şekilde yürü-yemeyeceğimiz ve/ya da bir ayağımızın sürekli topal kalacağı açıktır. Böyle olduğu içindir ki, Mart-Mayıs sürecinin devrimci kazanımlarını örgütsel güce dönüştürme parolamız tam da bu gerçeği ve ihtiyacı dile getiriyor. Siyasal sürece kilitlenmek bakımından, bugün bir yandan, başta işçi sınıfı gelmek üzere öğrenci gençlik, emekçi memurlar ve küçük üreticilerin artan öfke ve hoşnutsuzluklarını, Kürt halkının yok edilemeyen ulusal demokratik özlemleri ve istemlerini büyütmek, eylemlerini ortaklaştır-mak ve özellikle de kitle hareketinin motoru olabilecek bir devrimci işçi iradesini geliştirmek; diğer yandan da, faşist diktatörlüğün “F tipi” saldırısını boşa çıkarmak görevleri bütün aciliyetiyle kendisini dayatıyor. Her bir parti örgütümüz, bu bakımdan çok somut hareket planlarıyla sürece müdahale görevleri üzerinde yoğunlaşmayı başarmak zorundadır.

Bütün bunlarla birlikte, faşist düşmanın yeniden umut kıvılcımlarını çakan partimize karşı çok yönlü, yeni ve sinsi saldırı planlarıyla boş durmadığını ve durmayacağını da her fırsatta görmek, değer-lendirmek ve gerekli önlemleri alarak, karşı saldırı ataklarıyla etkisizleştirmek her zamankinden daha bir önem kazanmaktadır. Siyasi polis yalnızca Mart-Mayıs sürecinin devrimci kazanımlarından, partimizin bu yeni hamlesinden intikam almıyor; yanı sıra ve daha da önemlisi ön kesmeye, çalışmaları-mızı kötürümleştirmeye, bu yolla da partimizin devrimci bir çekim merkezi haline gelmesini önlemeye de çalışıyor. Örgütsel güvenliğe dair sorunları bu temel görüş açısıyla ele alarak, parti çalışmalarını her durumda kesintisizce sürdürmeyi güvenceye alacak bir tarzı tutturmak da bu sürecin önemli ve temel bir sorunudur.

Mart-Mayıs sürecindeki duruşu ve kendisini yeniden ortaya koyma hamlesiyle bir kez daha görüldü ki, partimiz MLKP, proletarya ve emekçilerin devrim umudunun, özgürlük ve sosyalizm özlemlerinin dinmeyen partisidir. Hiçbir güç, faşist rejimin hiçbir saldırısı, emperyalist/faşist tasfiye kuşatması-nın bütün boğucu havası, hiç ama hiçbir şey MLKP’nin gelişimini ve büyük tarihsel rolünü oynamasını engelleyemeyecektir.

Haziran 2000

MLKP Merkez Komitesi