Faşist Politik İslamcı Saray Cuntasına Ve Cellatlarına Cevap
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

BERCEM1

Berçem Renas ve Ekin Su yoldaşlar 22 Aralık'ın ilk saatlerinde, gecenin zifir karanlığında saldırıya uğradılar. Faşist katiller mahallenin elektriğini kesmiş, tüm sokağı tutmuşlardı. Kapıdan ve balkon hizasından mermi yağdırdılar. Komünist kadın gerillaların acil ve zorunlu bir değişiklikle kısa süre önce oluşturdukları üssün direnme ve hucum imkanları bu tip bir baskın için elverişsizdi. Büyük silahlarını henüz üsse aktaramamışlardı. Parti ve FESK bayraklarını asmaya, bombalarını kullanmaya fırsatları olmadı. Yine de, bir an bile duraksamadılar, silahlarına sarılmayı başardılar. Komünist kadın gerillaların mermileri dört faşist kelle ve kulak avcısını çarpışma dışı bıraktı. Yoldaşlarımız yaralıydılar, akan kanlarını tampon haline getirdikleri elbiselerle durdurmaya çalıştılar ve sürdürdüler ateş etmeyi. Son mermilerine kadar çatıştılar. Faşist özel harekat polisinin katiller sürüsü, iki yiğit yaralı savaşçının yalnızca komünist gerilla kimliklerine değil, kadın kimliklerine de büyük bir kin duyduğunu gösterecek biçimde katletti Yeliz ve Şirin'i.

Hiç bir şey tesadüf değildir. Faşist diktatörlük, partimizin mevcut politik mücadele düzey ve yönelimine karşı tavrını sergiledi. Politik askeri savaşımı geliştirme, yeni boyutlara ulaştırma çabalarını sürdürmemiz halinde en gaddar imha saldırılarıyla cevaplayacağını bildirmiş oldu. Tıpkı partimizin kuruluşundan altı ay sonra, 18 Mart 1995'te ilk kez lav silahını kullanmamıza, (Kızıl Müfrezelerin Gazi katliamına karşı, İstanbul'da, dönemin işkence merkezlerinden yüzüncü yıl karakoluna lavla saldırısına) 21 Mart'ta Hasan Ocak yoldaşı kaçırıp gözaltında kaybederek cevap verdiği gibi. Tıpkı Kürt ulusal demokratik hareketinin önderi Abdullah Öcalan nato komplosuyla esir edildiğinde linççi ırkçı, şoven faşist saldırılara karşı komünistlerin İstanbul'da yükselttiği mücadeleye karşı, 7 Mart 1999'da Süleyman Yeter yoldaşı işkenceyle katletmesinde olduğu gibi. Tıpkı, Türkiye cephesinde kitlelerin Rojava devrimiyle omuz omuz durması için yürütülen kampanyaya karşı, daiş'le işbirliği içinde, 20 Temmuz 2015'te Suruç'ta genç komünist yapıyı yok etmek için örgütlediği katliam gibi. Berçem ve Ekin yoldaşların alana son derece uyumlu 40 kg'lık bir materyal olarak yerleştirdikleri parça tesirli bombayı uzaktan kumandayla patlatmış olması, bir başka ifadeyle kullandıkları teknik ve bir otobüs dolusu polisin hedeflenmiş olması da düşmanı çıldırttı. Gelecek eylem ve eylemlerde iki saniyelik gecikme hatasının aşılacağını tahmin etmeleri zor değildi. Tıpkı Hasan yoldaşta, tıpkı Süleyman yoldaşta, tıpkı 33'lerde olduğu gibi, bu kez de Berçem ve Ekin yoldaşları katlederek verdiler mesajlarını. Durun, bu hatta, bu tempoda ilerlemeyin, savaşımı bu düzeylere yükseltmeyin, yoksa ölümlerden ölüm, zulümlerden zulüm beğenin!
EKIN1Tavrımız nettir. Duymayanlara hatırlatırız ki, Kızıl Müfrezemiz Karadeniz mahallesinden bir kez daha haykırdı cevabımızı. Devrimi örgütlemek için her şeyimizi vermeye hazırız. Son sözümüz budur.
Politik mücadeleyi büyütmek, yeni düzeylere yükseltmek, işçi sınıfı ve ezilenleri siyasi bir ordu olarak birleştirmek hattında, öncü ve feda bölüğü olarak konumlanmayla, kitlelerle birlikte politika yapmayı kaynaştırmayı hedefleyecek, bunun için bütün mücadele araç ve biçimlerini kullanmayı, tümünde yetkinleşmeyi sürdüreceğiz. Kent gerillamız, faşist diktatörlüğe, inkarcı faşist sömürgeciliğe karşı yürüttüğümüz savaşımın kendisine yüklediği görevleri yerine getirmek yolunda varlığını büyütmek, savaşçı yeteneklerini ve taktik ustalığını geliştirmek, düşmana kahredici darbeler vurmak için berrak bir bilinç ve feda ruhuyla hareket edecektir. Bugünkü çabalarımızın dönemin politik görevleri karşısında yetersiz kaldığının bilinci ve devrimci gerilimiyle yüklüyüz. Sorunu mutlaka ama mutlaka devrimci bir çözüme kavuşturacağız.


Savaşımın Yeni Düzeyi Ya da Yeni Yükseklik Çıtası
Faşist politik islamcı saray cuntasının 20 Temmuz'da başlattığı faşist devlet terörü dalgası ve İnkarcı sömürgeci savaş koşulları, yasal demokratik mücadelenin de, fiili meşru mücadelenin de, devlet-halk, faşistler-antifaşistler zeminindeki ilerici kitle şiddetinin de, kentlerdeki politik askeri savaşımın da, yeni biçimlere ve yeni düzeylere kavuşturulmasının zorunluluğunu ortaya koydu. Bu başarılamadığı ölçüde devrimci hareket de içinde olmak üzere, emekçi solun etkisizleşeceği, seyirci, kaydedici, yorumcu durumuna düşeceği, işçi, emekçi, kadın ve gençlik dinamiklerini harekete geçirme iradesinin aşınacağı, daha bütünsel bir ifadeyle politika dışı kalacağı öngörülebilen sonuçlardı. Bütün bunların demoralizasyona, dağınıklığa, irade zayıflamasına, hatta irade kırılmasına yol açacağına ise şüphe yoktu.
Berçem ve Ekin yoldaşlar, Suruç'un ardından örgütledikleri değişik eylemleri, imkanları daha zengin bir tekniği kullanma ve düşmana, bir otobüs dolusu polisi hedefleyen bir darbe vurmaya yönelme düzeyine yükselterek, hemen ardından etkili olacak yeni bir eylemin istihbarat çalışmasını başlatarak ve yine tüm dezavantajlarına karşın parti üssünü bir silahlı direniş mevzisine dönüştürerek döneme cevap olmaya odaklandılar. Bu eylemleriyle bütün partiye, tek tek tüm komünistlere yeni dönemi yeni ölçülerle kazanabiliriz mesajını ilettiler. Başarı ölçüleri sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarına ve partinin öncülük-önderlik görevlerine, iddialarına uygun hale getirilmeli, örgütlerimiz ve tek tek komünistler kendilerini ortaya koyuşlarına, çalışma tarzlarına, üretkenliklerine bu temelde sorular sormalı, bu temelde sonuçlar çıkarmalıdır dediler.
Komünist kadın gerillaların öncülük ve çağrısına sahip çıkmak, gereklerini yerine getirmek ve ileri taşımak için tüm cepheler ve tek tek tüm parti örgütleri "yeni düzey" ihtiyaç ve görevini kendi konumlarından cevaplamaya girişmelidirler. Bu söz değil eylem işidir.
Daha genelde, bir siyasi düzey ve onu taşıyacak bir örgütsel-ruhsal düzey ölçüsü aranacaksa, Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin ve diğer alanlarda politik çarpışmanın aldığı biçimler, ulaştığı seviye, düşmanın tarzı, ezme-imha etme zihniyeti, direnişin boyutları, ölümsüzlük yürüyüşünün adeta kitleselleşmesi ve ileri-geri yanlarıyla kitle psikolojisi yeterince güçlü bir veridir.
Bölgesel devrimci kriz, Rojava devrimi, Kuzey Kürdistan'da devrimin silkinişi, Türkiye'de devrimci durum koşullarında tüm temel parti cepheleri ve bağlı örgütler, tek tek tüm yoldaşlar, Berçemleşmek, Ekinleşmek ve onları aşmak hedefiyle hareket etme göreviyle, sorumluluğuyla karşı karşıyadırlar. Bu, zindanlara kadar bütün mücadele cephelerimizde, bütün parti örgütlerinde, tek tek tüm yoldaşların eyleminde yankısını bulmalıdır. Kuşkusuz bu "yankı" değişik cephe ve alanlarda özgün biçimler alacaktır. Özüyse bir ve aynıdır. O öz, yoldaş devrimcilikte, devrimci ciddiyette, parti politika ve kararlarını uygulamada, kafa emekçiliğini ve fiziki emekçiliği güçlendirmede, örgütsel ve siyasi iddiaların gereklerini yerine getirmede, kolektif etkin bireyde, kolektivizmde, düzgün parti işleyişinde, planlı programlı çalışmada, disiplinde, eleştiri-özeleştiri kurumunu işletmekte, tüm imkanlara partinin bütününün ihtiyaçlarından bakmada, kadrolaşma çalışmasında, eylem cüretinde, yol arama, yol açma tarzında ileriye doğru atılacak pratik adımlarda somutlanır. Politik ve örgütsel iddiasızlıkla, lafazanlıkla, idare-i maslahatçılıkla, risksizlik tarzıyla, evrimci zihniyet ve çalışma biçimiyle, atılım ruhundan yoksunlukla ideolojik mücadeleyi yükseltmeyi, tüm bunları eylemin eleştiri ateşi altına almayı gerektirir.  

 

 

Arşiv

 

2019
Temmuz Mayıs
2018
Ekim Ocak
2017
Kasım Ağustos
Mayıs Şubat
2016
Eylül Temmuz
Şubat
2015
Aralık

 

Faşist Politik İslamcı Saray Cuntasına Ve Cellatlarına Cevap
fc Share on Twitter
 

BERCEM1

Berçem Renas ve Ekin Su yoldaşlar 22 Aralık'ın ilk saatlerinde, gecenin zifir karanlığında saldırıya uğradılar. Faşist katiller mahallenin elektriğini kesmiş, tüm sokağı tutmuşlardı. Kapıdan ve balkon hizasından mermi yağdırdılar. Komünist kadın gerillaların acil ve zorunlu bir değişiklikle kısa süre önce oluşturdukları üssün direnme ve hucum imkanları bu tip bir baskın için elverişsizdi. Büyük silahlarını henüz üsse aktaramamışlardı. Parti ve FESK bayraklarını asmaya, bombalarını kullanmaya fırsatları olmadı. Yine de, bir an bile duraksamadılar, silahlarına sarılmayı başardılar. Komünist kadın gerillaların mermileri dört faşist kelle ve kulak avcısını çarpışma dışı bıraktı. Yoldaşlarımız yaralıydılar, akan kanlarını tampon haline getirdikleri elbiselerle durdurmaya çalıştılar ve sürdürdüler ateş etmeyi. Son mermilerine kadar çatıştılar. Faşist özel harekat polisinin katiller sürüsü, iki yiğit yaralı savaşçının yalnızca komünist gerilla kimliklerine değil, kadın kimliklerine de büyük bir kin duyduğunu gösterecek biçimde katletti Yeliz ve Şirin'i.

Hiç bir şey tesadüf değildir. Faşist diktatörlük, partimizin mevcut politik mücadele düzey ve yönelimine karşı tavrını sergiledi. Politik askeri savaşımı geliştirme, yeni boyutlara ulaştırma çabalarını sürdürmemiz halinde en gaddar imha saldırılarıyla cevaplayacağını bildirmiş oldu. Tıpkı partimizin kuruluşundan altı ay sonra, 18 Mart 1995'te ilk kez lav silahını kullanmamıza, (Kızıl Müfrezelerin Gazi katliamına karşı, İstanbul'da, dönemin işkence merkezlerinden yüzüncü yıl karakoluna lavla saldırısına) 21 Mart'ta Hasan Ocak yoldaşı kaçırıp gözaltında kaybederek cevap verdiği gibi. Tıpkı Kürt ulusal demokratik hareketinin önderi Abdullah Öcalan nato komplosuyla esir edildiğinde linççi ırkçı, şoven faşist saldırılara karşı komünistlerin İstanbul'da yükselttiği mücadeleye karşı, 7 Mart 1999'da Süleyman Yeter yoldaşı işkenceyle katletmesinde olduğu gibi. Tıpkı, Türkiye cephesinde kitlelerin Rojava devrimiyle omuz omuz durması için yürütülen kampanyaya karşı, daiş'le işbirliği içinde, 20 Temmuz 2015'te Suruç'ta genç komünist yapıyı yok etmek için örgütlediği katliam gibi. Berçem ve Ekin yoldaşların alana son derece uyumlu 40 kg'lık bir materyal olarak yerleştirdikleri parça tesirli bombayı uzaktan kumandayla patlatmış olması, bir başka ifadeyle kullandıkları teknik ve bir otobüs dolusu polisin hedeflenmiş olması da düşmanı çıldırttı. Gelecek eylem ve eylemlerde iki saniyelik gecikme hatasının aşılacağını tahmin etmeleri zor değildi. Tıpkı Hasan yoldaşta, tıpkı Süleyman yoldaşta, tıpkı 33'lerde olduğu gibi, bu kez de Berçem ve Ekin yoldaşları katlederek verdiler mesajlarını. Durun, bu hatta, bu tempoda ilerlemeyin, savaşımı bu düzeylere yükseltmeyin, yoksa ölümlerden ölüm, zulümlerden zulüm beğenin!
EKIN1Tavrımız nettir. Duymayanlara hatırlatırız ki, Kızıl Müfrezemiz Karadeniz mahallesinden bir kez daha haykırdı cevabımızı. Devrimi örgütlemek için her şeyimizi vermeye hazırız. Son sözümüz budur.
Politik mücadeleyi büyütmek, yeni düzeylere yükseltmek, işçi sınıfı ve ezilenleri siyasi bir ordu olarak birleştirmek hattında, öncü ve feda bölüğü olarak konumlanmayla, kitlelerle birlikte politika yapmayı kaynaştırmayı hedefleyecek, bunun için bütün mücadele araç ve biçimlerini kullanmayı, tümünde yetkinleşmeyi sürdüreceğiz. Kent gerillamız, faşist diktatörlüğe, inkarcı faşist sömürgeciliğe karşı yürüttüğümüz savaşımın kendisine yüklediği görevleri yerine getirmek yolunda varlığını büyütmek, savaşçı yeteneklerini ve taktik ustalığını geliştirmek, düşmana kahredici darbeler vurmak için berrak bir bilinç ve feda ruhuyla hareket edecektir. Bugünkü çabalarımızın dönemin politik görevleri karşısında yetersiz kaldığının bilinci ve devrimci gerilimiyle yüklüyüz. Sorunu mutlaka ama mutlaka devrimci bir çözüme kavuşturacağız.


Savaşımın Yeni Düzeyi Ya da Yeni Yükseklik Çıtası
Faşist politik islamcı saray cuntasının 20 Temmuz'da başlattığı faşist devlet terörü dalgası ve İnkarcı sömürgeci savaş koşulları, yasal demokratik mücadelenin de, fiili meşru mücadelenin de, devlet-halk, faşistler-antifaşistler zeminindeki ilerici kitle şiddetinin de, kentlerdeki politik askeri savaşımın da, yeni biçimlere ve yeni düzeylere kavuşturulmasının zorunluluğunu ortaya koydu. Bu başarılamadığı ölçüde devrimci hareket de içinde olmak üzere, emekçi solun etkisizleşeceği, seyirci, kaydedici, yorumcu durumuna düşeceği, işçi, emekçi, kadın ve gençlik dinamiklerini harekete geçirme iradesinin aşınacağı, daha bütünsel bir ifadeyle politika dışı kalacağı öngörülebilen sonuçlardı. Bütün bunların demoralizasyona, dağınıklığa, irade zayıflamasına, hatta irade kırılmasına yol açacağına ise şüphe yoktu.
Berçem ve Ekin yoldaşlar, Suruç'un ardından örgütledikleri değişik eylemleri, imkanları daha zengin bir tekniği kullanma ve düşmana, bir otobüs dolusu polisi hedefleyen bir darbe vurmaya yönelme düzeyine yükselterek, hemen ardından etkili olacak yeni bir eylemin istihbarat çalışmasını başlatarak ve yine tüm dezavantajlarına karşın parti üssünü bir silahlı direniş mevzisine dönüştürerek döneme cevap olmaya odaklandılar. Bu eylemleriyle bütün partiye, tek tek tüm komünistlere yeni dönemi yeni ölçülerle kazanabiliriz mesajını ilettiler. Başarı ölçüleri sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarına ve partinin öncülük-önderlik görevlerine, iddialarına uygun hale getirilmeli, örgütlerimiz ve tek tek komünistler kendilerini ortaya koyuşlarına, çalışma tarzlarına, üretkenliklerine bu temelde sorular sormalı, bu temelde sonuçlar çıkarmalıdır dediler.
Komünist kadın gerillaların öncülük ve çağrısına sahip çıkmak, gereklerini yerine getirmek ve ileri taşımak için tüm cepheler ve tek tek tüm parti örgütleri "yeni düzey" ihtiyaç ve görevini kendi konumlarından cevaplamaya girişmelidirler. Bu söz değil eylem işidir.
Daha genelde, bir siyasi düzey ve onu taşıyacak bir örgütsel-ruhsal düzey ölçüsü aranacaksa, Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin ve diğer alanlarda politik çarpışmanın aldığı biçimler, ulaştığı seviye, düşmanın tarzı, ezme-imha etme zihniyeti, direnişin boyutları, ölümsüzlük yürüyüşünün adeta kitleselleşmesi ve ileri-geri yanlarıyla kitle psikolojisi yeterince güçlü bir veridir.
Bölgesel devrimci kriz, Rojava devrimi, Kuzey Kürdistan'da devrimin silkinişi, Türkiye'de devrimci durum koşullarında tüm temel parti cepheleri ve bağlı örgütler, tek tek tüm yoldaşlar, Berçemleşmek, Ekinleşmek ve onları aşmak hedefiyle hareket etme göreviyle, sorumluluğuyla karşı karşıyadırlar. Bu, zindanlara kadar bütün mücadele cephelerimizde, bütün parti örgütlerinde, tek tek tüm yoldaşların eyleminde yankısını bulmalıdır. Kuşkusuz bu "yankı" değişik cephe ve alanlarda özgün biçimler alacaktır. Özüyse bir ve aynıdır. O öz, yoldaş devrimcilikte, devrimci ciddiyette, parti politika ve kararlarını uygulamada, kafa emekçiliğini ve fiziki emekçiliği güçlendirmede, örgütsel ve siyasi iddiaların gereklerini yerine getirmede, kolektif etkin bireyde, kolektivizmde, düzgün parti işleyişinde, planlı programlı çalışmada, disiplinde, eleştiri-özeleştiri kurumunu işletmekte, tüm imkanlara partinin bütününün ihtiyaçlarından bakmada, kadrolaşma çalışmasında, eylem cüretinde, yol arama, yol açma tarzında ileriye doğru atılacak pratik adımlarda somutlanır. Politik ve örgütsel iddiasızlıkla, lafazanlıkla, idare-i maslahatçılıkla, risksizlik tarzıyla, evrimci zihniyet ve çalışma biçimiyle, atılım ruhundan yoksunlukla ideolojik mücadeleyi yükseltmeyi, tüm bunları eylemin eleştiri ateşi altına almayı gerektirir.