Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

09.08.18 / MLKP Merkez Komitesi'nden Açıklama


 

 

 

 

 

 

 

 

 MLKP Merkez Komitesi, 30 Temmuz 2018 tarihli, 3 No'lu, "İşçi Sınıfı, Kadınlar, Gençler Ve Emekçi Halklarımız Önünde TKP/ML Güçlerine Çağrı!" başlıklı bir açıklama yaptı.

Açıklamayı okumak için tıklayınız. 


09.08.18 / MLKP Milislerinden TİKKO gerillalarını Andı

 5-6 Ağustos tarihlerinde Ovacık Mercanlar bölgesinde çıkan çatışmada ölümsüzleşen altı TKP/ML-TİKKO gerillaları için MLKP milisleri yazılama yaptı.


MLKP milisleri Sultangazi Karayolları Mahallesi'nde "6 TİKKO gerillası ölümsüzdür", "Dersim'de savaşan gerillaya bin selam" sloganlarının yer aldığı yazılamalar yaptı.


Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri (PŞTA), 5-6 Ağustos tarihlerinde Dersim'in Ovacık ilçesinde hayatını kaybeden 6 TKP/ML-TİKKO gerillasına ilişkin açıklama yaptı.


 Açıklamada, "5 Ağustos gecesi Dersim-Ovacık Şahverdi kırsalında bulunan Mercan Dağları'nda TC güçleri ile Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist - Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TKP/ML-TİKKO) gerillaları arasında çıkan çatışmada altı devrimci yürek, altı evladımız şehit düşmüştür. Dersim Mercanlar'da ölümsüzleşen altı kızıl karanfilimizin direnişi, faşizmin bu topraklarda devrimci mücadeleyi yok etme, zihinleri teslim alma çabasına en güçlü yanıtlardan biridir. Kanla beslenen faşist cellatların gerici karanlığı devrimcilerin, gerillaların aydınlık yürüyüşüne engel olamayacaktır. Bugün şehitlerimizin ideallerini yaşatmak ve şehit yoldaşlarımızı onlara yakışır bir şekilde sonsuzluğa uğurlama görevi bizlerin omuzlarındadır. Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri olarak altı direngen yoldaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, tüm yoldaşlarımızı, ailelerimizi ve halkımızı şehit düşen yoldaşlarımızı sahiplenmeye çağırıyoruz." denildi.


09.08.18 / SYPG Rojava'da 'Devrimimizi Savunuyoruz' Kampanyası Düzenliyor

 Halkların Birlik ve Dayanışması Kurumu (SYPG) Rojava devriminin kazanımlarını korumak ve daha da geliştirmek için "Devrimimizi savunuyoruz (Emê soreşê xwe biparezîn)" şiarıyla kampanyası başlattı. Kampanyanın startı Qamişlo ve Kobanê kantonlarında gerçekleştirilen halk toplantıları ve bildiri dağıtımlarıyla verildi.


SYPG kampanya kapsamında Qamişlo Kantonu'nun Hileliye Mahallesi'nde bildiri dağıttı, afiş astı ve ev toplantısı gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ev toplantısında konuşan SYPG temsilcisi, "Bütün alanlarda halk devrim kurumlarına sahip çıkmalı, devrimi askeri ve toplumsal alanlarda örgütlülüğümüzü güçlendirerek savunmalıyız. Güncel tartışmaları devrime sahip çıkarak aşacağız" diye belirtti.


Kampanya kapsamında Kobanê çarşısında bildiri dağıtımı yapıldı ve afiş asıldı. SYPG'nin çalışmaları olumlu karşılayan Kobanê halkı, Şam yönetimiyle Demokratik Suriye Meclisi'nin (DSM) görüşmelere başlaması ile ilgili sıkça sorulan sorulara yanıtlar verdi. SYPG'liler görüşmelerin olumlu ve riskli yönlerine dikkat çekti, görüşmeleri mümkün kılan şyin Rojava devrimi ve halkın örgütlülüğü olduğu vurgulandı.


03.08.18 / 73. Êzîdî Fermanını Durduran Birleşik Direnişe Selam Olsun!

 Êzîdî halkımızın, barbar IŞİD çetelerinin soykırımcı saldırılarına maruz kalmalarının 4. yılında, katledilen yüzlerce insanımızı ve bu katliamları önlemeye çalışırken şehit düşen tüm savaşçıları saygıyla anıyoruz.
Şengal'de, Êzîdî halkımız, 3 Ağustos 2014 tarihinde, AKP destekli IŞİD çetelerinin katliamcı saldırılarına uğramış, bu saldırılarda yüzlerce insan katledilmişti. Çoğunluğu kadın binlerce Êzîdî de esir alınmıştı. Bu katliama ihanetçi KDP yönetimi seyirci kalmış, Şengal'de bulunan peşmergeleri kaçarak alanı boşaltıp halkımızı savunmasız bırakmıştı. On binlerce Êzîdî evini, toprağını terk etmek zorunda kalmıştı.
AKP ve gerici bölge devletlerinin desteğini arkasına alan İŞİD çeteleri Êzîdî toplumunu tümden ortadan kaldırmayı, soykırıma uğratmayı amaçlamıştı. Bunu dinsel referanslarla açıkça ilan etmişlerdi. Eğer, son anda yoksul Êzîdî halkının imdadına yetişen HPG gerillaları ve Rojava'dan koridor açarak, halkı güvenceli alanlara çeken, ardından da çeteleri püskürten YPG-YPJ ve MLKP güçleri olmasaydı, bu amaçlarına ulaşmaları işten bile değildi. Êzîdîlerin katliama uğratılmasının ardından, Şengal ve çevresi tümden işgal edilerek, Rojava devrimi tam kuşatmaya alınmış olacaktı. Birleşik devrimci direniş ve mücadele, bu planları boşa çıkarttı.
Kapitalist- emperyalist dünya devletleri Êzîdî katliamına seyirci kalırken, devrimciler canbedeli bir mücadele ile onların yanında yerlerini aldı. Zorlu bir mücadele sonucunda yüzlerce şehit ve yaralının ve silahlanan Êzîdî emekçilerinin direnişleri ile IŞİD çeteleri yenildi. Êzîdî halkımız yeni bir fermandan kurtuldu. Bu kurtuluş, dünya emekçilerince mutlulukla karşılanırken, faşist Tayyip Erdoğan ve çetelerinin hevesleri kursaklarında kalmış oldu. Sünni islamın dışındaki bütün inançlara düşman olan diktatör Erdoğan, desteklediği çetelerin yenilgisini hazmedemediğini, özgürleştikten sonra Şengal'i uçaklarla bombalayarak gösterdi. Çetelerine yaptıramadıklarını, kendisi yapmaya çalıştı. Bölgesel gericilik ve KDP ile işbirliği yaparak özgür Êzîdî bilincini ve direnişle ortaya çıkan kurumsallaşmaları tasfiye etmeye yöneldi.
İşgalden hemen sonra, direniş birliklerini kuran Êzîdî halkımız bu mücadeleyi sadece IŞİD çetelerine karşı vermedi. Bu direniş aynı zamanda, ihanetçi ve işbirlikçi KDP çizgisine karşı da verildi. Şengal'in kurtuluşunun yıllara yayılmasının esas sorumlusu KDP'dir. Birleşik bir hamle ile Şengal'in özgürleştirilmesi tümüyle mümkünken, KDP aylarca bu fırsatı değerlendirmeye yanaşmadı. Êzîdî halkının kurtarıcıları olan HPG- YJA STAR, YPG-YPJ ve MLKP güçlerinin alandan çıkmasını, Şengal'in öz savunma gücü olan YBŞ'nin dağıtılmasını istedi. Bunun için her türlü komploya ve provokasyona başvurdu.
Yıllarca PKK'nin varlığını kriz haline getiren KDP yönetimi, Musul'un çetelerden alınmasından sonra, yeniden Şengal ve çevresinden kaçtı. Bu kez Êzîdîler için kutsal olan toprakları gerici Haşdi Şabi güçlerine bıraktı. KDP ve Barzani yönetimi, esas sorunlarının özgür Kürt bilincinin öncüsü PKK ile olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu. Bu utanç verici gerçeği Kerkük ve çevresini aynı güçlere bırakıp kaçarken de, gösterdi onlar. Maxmur'a, Hewler'de demokratik çalışma yapan yurtseverlere karşı kabadayılık yapanlar, Haşdi Şabi'yi görünce arkalarına bile bakmadan kaçıp gitmişti yine ve yeniden.
Bu gerçek hiç akıldan çıkartılmamalıdır. Êzîdî halkımız, kendisini, IŞİD katliamcılarına ve sonra da Haşdi Şabi güçlerine terk eden KDP ihanetini unutmamalıdır. Unutmak, yeni katliamlara kapı açmaktır. Êzîdî halkımız, yüzlerce şehidin kanıyla kazanılan, özgürlüklerini ve bunun güvencesi olan özsavunma güçlerini korumayı başararak, hem yeni katliamları engelleyebilir hem de, özyönetimini geliştirerek, bunca acının boşuna çekilmediğini ortaya koyabilir.
Êzîdî halkımızın yürüyeceği yol, şehit Dilgeşlerin, Berxwedanların, Şengallerin ve Berivanların direniş yolu olmalıdır.
Birleşik Devrimci mücadeleyle kazanılan zaferi ve bu uğurda ölümsüzleşen şehitlerimizi selamlıyoruz. Şengal katliamıyla Êzîdî halkımızın yaşadıkları acıları paylaşıyoruz. Êzîdî halkımızı, öz yönetimlerini örgütleyip geliştirmeye, YBŞ etrafında sıkıca kenetlenmeye, katliama ve ihanete karşı direnişi büyütmeye çağırıyoruz. Êzdixan'ın yoksul ama onurlu insanlarının, buna layık bir pratik ortaya koyacaklarına inanıyoruz.


Yaşasın Şengal Direnişimiz!
Yaşasın Ezilen Halkların Onur ve Özgürlük Mücadelesi!
Şehid Namirin!


3 Ağustos 2018


MLKP/Rojava


03.08.18 / SYPG'den Şengal ve Rojava Devrimi Açıklaması

 Halkların Birlik ve Dayanışma Kurumu (SYPG), 3 Ağustos 2014'te Êzidî halkına DAİŞ tarafından gerçekleştirilen saldırının yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı.

Katliamın 4. yılında Êzidî halkının acısını ve öfkesini derinden paylaştıklarını kaydeden SYPG, açıklamasında "Ödediğimiz bedellerin hesabını sormaya devam edeceğimizi, özgürlük ve zaferi bu topraklara egemen kılacağımıza söz veriyoruz" dedi.

Açıklama, "DAİŞ'e büyük yenilgiler yaşatan ve Şengal'i özgürleştiren HPG ve YJA-STAR gerillaları ve Rojava devriminin özgürlük savaşçıları YPG, YPJ, MLKP ve KKÖ güçlerini, Şengal'de halkın öz savunmasını başarıyla sağlayan YBŞ ve YJŞ savaşçılarını saygıyla selamlıyor, bu mücadelede şehit düşenlerimizin anılarına bağlı kalacağımızı bir kez daha yineliyoruz" şeklinde devam etti.

Bu iradeyle tüm Kuzey Suriye'yi DAİŞ faşizminden temizleyen ve Rojava devriminin inşasını kararlıca sürdüren devrimci demokratik güçleri, DAİŞ'e karşı kazandığı bu başarıyla, Êzidî halkına karşı da yoldaşlık görevini yerine getirmeye çalıştığını vurgulayan SYPG açıklamasını şöyle sonlandırdı:
"Êzidî kadınların ve çocuklarının sistematik cinsel işkence, tecavüz, köle pazarlarında satılma, vahşice öldürülme şeklinde yaşadığı bu işgal saldırısı, faşizmin ve erkek gericiliğinin, insanlık vicdanı ve onuru karşısındaki yenilgisi olmuştur. Şengal'de Êzidî kadınların kendi gücüne dayanarak oluşturduğu öz savunma güçleri ise bu gerici karanlık güçlere en anlamlı cevap olmuştur.

"Şengal'de Êzidî halkımızı yalnız bırakan ihanet çizgisinin temsilcisi olan KDP, aynı çizgisini bugün Rojava devrimimiz içinde karşı devrimci faaliyetleriyle, Başûr Kürdistan'a işgalci heveslerle saldıran Türk devletiyle işbirlikçilik temelinde sürdürmektedir. KDP Kürdistan'da oynadığı bu rolün ağır bedelini ödemeye devam edecektir.

"DAİŞ'le aynı zihniyette olan ve ittifak ilişkileri kuran faşist Türk devleti ve diktatör Erdoğan 2017 Nisan ve Mayıs aylarında Şengal'e yönelik kapsamlı hava saldırıları yapmış, uzun süredir işgal hesapları yaptığı Şengal'e yönelik saldırı planlarını, Efrin işgali sonrası yeniden sahaya sürmüştür. Efrîn'imizi ortaklık içinde olduğu DAİŞ, El Nusra çete sürüleriyle işgal eden Türk devleti ve çeteleri Êzidî halkımıza yaşatılanların bir benzerini, şimdi Efrin halkımıza yapmaya çalışmaktadır. Fakat bu işgalcilerin, sömürgeci, soykırımcı güçlerin sonu, ağır bir bedel olmaya devam edecektir, DAİŞ gibi Türk devleti de bu topraklarda süren can feda savaşımla hezimete uğrayacaktır. Ezilen halklarımız ve onurlu özgürlük savaşçıları mutlaka kazanacaktır.

"Şengal'i ve Rojava devrimimizi savunacağız, başta Êzidî halkımız olmak üzere halklarımızın adalet, özgürlük mücadelesini kararlıca, umutla büyüteceğiz."


26.07.18 / OHAL Kalkmadı Kalıcılaştı

 OHAL sonrası düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. OHAL resmi olarak 18 Temmuz'da kalktı; ancak mecliste kabul dilen kanunla birlikte OHAL yetkileri 3 yıl boyunca valiler ve bakanlıklar tarafından kullanlmaya devam edecek.

Buna göre valiler 15 günü geçmemek üzere şüpheli buldukları kişilerin başka illere girişi ve çıkışını yasaklayabilecek. Yine belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek, ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.

Anayasa değişikliği ile bakanlar hakkındaki gensoru önergesi uygulamadan kaldırılırken, getirilen düzenlemeyle de bakanlar ve cumhurbaşkanı yardımcılarına ancak cumhurbaşkanının izniyle soruşturma açılabilecek.

Değişiklikle 24 saat olan gözaltı süresi, 48 saate çıkartıldı, toplu olarak işlenen suçlarda ise 4 gün olarak düzenlendi. Yine gerek görülmesi halinde iki defa uzatılabileceği hüküm altına alınması sonucu 48 saatlik gözaltı süresi 6 güne, toplu olarak işlenen suçlarda ise 12 güne kadar uzatılabilecek.

Kamuda 140 bine yakın ihracın yaşandığı OHAL sürecinden sonra getirilen bu düzenlemeyle ihraçların da süreklileşmesinin önü açıldı. Yükseköğretim kurumlarından ihraç edilenler, eski kurumlarına dönemeyeceği gibi KHK ile ya da yeni getirilen yasayla kamudan ihraç edilenlerin yanı sıra komisyon kararıyla tekrar kamuya alınan kişiler, eski görevlerine atanmayacak. Asker ve polisler kamudan ihraç edildikten sonra geri alınsalar bile kilit görevlere atanmayacak, araştırma merkezlerinde konumlandırılacak.

OHAL sürecindeki gibi idari kararlarla ihraçlara üç yıl boyunca devam edilmesi, ihraç edilenlerin işlerinin dışında sosyal birçok hakkından mahrum kalmasının da önü açıldı. Söz konusu ihraçlar Resmi Gazete'de toplu olarak yayımlanmayacakları için de görünür olan ihraçlar kamuoyuna da yansımayacak.

Tüm bu düzenlemelerle birlikte OHAL kalıcı hale getirilmiştir.

Meclisin ilk oturumunda HDP vekillerinden Ahmet Şık konuşması sırasında AKP'lilerin saldırısına uğradı. Meclisin toplumsal mücadelede nasıl yer tutması gerektiğine dair bu ilk andan itibaren yaşanan saldırı örnek oluşturacaktır.


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

MERKEZ KOMİTESİ



ENTERNASYONAL



 

 

 

PARTİNİN SESİ



DENGê KURDİSTAN