Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

18.11.19 / Komünist Kadın Elif Demirci Mezarı Başında Anıldı

Kasım şehitler ayı dolayısıyla Elif Demirci şahsında ölümsüzleşen komünistler anıldı.

12 Haziran'da hayatını kaybeden komünist kadın Elif Demirci'nin mezarı başında yapılan anmaya Demirci'nin dostları ve yoldaşları katıldı.

Anmada söz alan MLKP/KKÖ temsilcisi, Elif Demirci'nin devrim ve sosyalizme umutla bağlı devrimci militan bir kadın olduğunu hatırlattı. Emekçiliği ile devrimci yaşamda örnek olan Demirci'nin aynı zamanda bir proleter olduğu, yaşamında ezilenlerin zaferi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığının altını çizdi.

Anmaya katılanlar duygu ve düşüncelerini ifade ettikten sonra Demirci'nin mezarına güller bırakıldı.

Anma "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Elif Demirci ölümsüzdür" sloganlarıyla sona erdi.


17.11.19 / Rojava Şehitleri Köln'de Anıldı

Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik 9 Ekim'de başlayan işgal saldırılarına karşı devrimi savunurken ölümsüzleşen DKP/Birlik MK üyesi Özge Aydın (Ceren Güneş), DKP/BÖG MK üyesi Göze Altınöz (Aynur Ada) ve savaşçısı Yasin Aydın (İmran Fırtına) ve MLKP savaşçısı Kerem Pehlivan (Demhat Günebakan) Köln'de anıldı.

Saygı duruşu ve sinevizyon gösterimi ile başlayan anmada DKP/BÖG temsilcisi söz aldı. Ölümsüzleşen dört devrimciyi de tanıdığını ifade eden temsilci, ölümsüzleşen savaşçıları ayrı örgütlerde de olsa birleşik mücadele yürüttüklerini ifade etti.

Dünyanın neresinde olursak olalım devrimci sürece katkı sunulması gerektiğini söyleyen DKP/BÖG temsilcisi "Bizler yoktan var etmesini biliyoruz, şüphe duyanlar tarihimize baksınlar Türkiye ve Kürdistan'a ölümsüzlerimizin adını yazacağız" dedi.

Ardından söz MLKP temsilcisi, Kasım ayında ölümsüzleşenleri anarak konuşmasına başladı. Binlerce devrimcinin devrim mücadelesinde ölümsüzleştiğini hatırlatan MLKP temsilcisi, "Kürdistan topraklarında devrimcilerin kanları birbirine karıştı" dedi. Temsilci, vzilenlerin mücadelesinde şah damarının şehit düşen devrimciler olduğunu söyledi.

MLKP temsilcisi "Mücadele ediyoruz öfkeliyiz ama hesabını sormak zorundayız. Onlara buradan söz veriyoruz. Birbirimizin yanında olarak, öfkesini paylaşarak mücadeleyi büyüteceğiz. Onların ardında bıraktıkları mirası devam ettireceğiz" diye belirtti.
KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, "Her gün onlarca yoldaşımız şehit düşüyor. Onlar canlarını ortaya koydu. Dört yoldaşımız onur direnişinde şehit düştü. Tıpkı diğer ölümsüzleşen enternasyonalistler gibi. 20 binin üstünde gazimiz mücadelenin hala parçası. Direnişe devam ediyorlar. Ortak bir mücadele altında kadın özgürlükçü ekolojik kapitalizme alternatif bir toplum için DAİŞ barbarlığına karşı savaşıyorlar. Dünya halklarına umut oldular. ABD ve Rusya'nın başında yer aldığı AKP ve cihatçılar AB'nin de onayıyla DAİŞ'i canlandırdılar" dedi.

HDP'li belediyelere yönelik kayyum saldırılarına da değinen Göksungur, "Avrupa'da yaşayan Türkiye ve Kürdistanlılara çok iş düşmekte. HDP üzerinde devam eden soykırımcı saldırılara karşı büyük yükü Avrupa'da yaşayanların paylaşması gerekiyor" diye konuştu.
"Alışmayalım, sıradanlaşmayalım düşman gerçeğini hatırlayalım" diyen Göksungur, Seyit Rıza ve yoldaşlarının katledilişlerinin yıldönümünde Seyit Rıza'nın sözünü hatırlatarak, 'Rojava'daki halklar diz çökmedi bu da faşistlere sömürgecilere dert oluyor' dedi.

Odak Avrupa, Partizan ve Halkın Günlüğü temsilcileri anmaya yolladıkları mesajlarla DKP/Birlik, DKP/BÖG ve MLKP savaşçılarını andı.


10.11.19 / MLKP/KKÖ: Ceren Güneş Ve Aynur Ada Yoldaşlar Ölümsüzdür!

DKP (B)'den Ceren Güneş ve DKP-BÖG'den Aynur Ada yoldaşlar sömürgeci faşist Türk devletinin Rojava'yı işgal saldırısına karşı yürütülen büyük direnişte şehit düştüler.
Onlar, erkek egemen kapitalist sistemi ve onun içindeki her türlü "kolay" yaşam imkanlarını reddederek kendi tarihlerini devrimci tarzda gerçekleştirdiler. Rojava'da enternasyonal taburda onlarla birlikte savaştık ve devrimci pratiklerine tanıklık ettik. Savaş siperlerinde omuz omuza Rojava kadın devrimimizin savunmasında yer aldık.
Ceren ve Aynur'un; ataerkil burjuva düzenden kopuşun, kadına biçilen geleneksel rollerle keskin bir pratik hesaplaşmanın örnek devrimcileri olan bu iki öncü kadının idealleri ideallerimizdir. Bu idealler için her cephede savaş düzeyimizi yükselteceğimize ve onlara devrimci bağlılığımızı her adımda daha da güçlendireceğimize bir kez daha söz veriyoruz.
Genç yaşta partilerinin içinde stratejik görevler omuzlama sorumluluklarından, cüretlerinden, cesaretlerinden ve kararlılıklarından güç alacağız. Önderleşme ve komutanlaşma pratiklerinden öğrenecek, önderleşme tarzımızda bunu içermenin bütün imkanlarını zorlayacağız.
Rojava siperlerinde büyük bir özveri ve kararlıkla savaşarak ölümsüzleşen tüm kadın yoldaşlarımızı bir kez daha selamlıyor, Aynur Ada ve Ceren Güneş şahsında sevgi ve bağlılıkla anıyoruz. Rojava'nın işgaline karşı savaşımda ölümsüzlüğe yürüyen bütün direniş kahramanlarına zafer sözü veriyoruz.
Ceren Ve Aynur Yoldaşlar Yaşıyor Kavga Sürüyor!
Yaşasın Rojava Devrimimiz!
Mevzi Mevzi Savunacak Ve Her Karış Toprağı İçin Savaşacağız!
Yaşasın Kadın Yoldaşlığı!
Yaşasın Kadın Devrimimiz!

10 Kasım 2019
MLKP/KKÖ
Kadın Önderliği


08.11.19 / MLKP MK: Bulunduğumuz Her Yerde Halklarımızın Ölümsüz Evlatlarını Analım! Ölümsüzlerin Çağrısını İşçi ve Ezilen Milyonlara Ulaştıralım!

İşçiler, Kadınlar, Gençler, Yoksullar!
Kasım ayı, faşizme, sömürgeciliğe, kapitalizme, erkek egemen sisteme ve emperyalizme karşı mücadele ederken birer tohum gibi toprağa düşmüş ölümsüzlerimizi her zamankinden daha yoğun, daha etkin, daha yaygın andığımız bir aydır. Onlardan öğrenmek ve kuvvet almak için; devrimin örgütlenmesi ve zaferi için; işçi sınıfının, insanlığı, sınıfsız, sömürüsüz, cins ayrımsız ve sınırsız bir topluma taşıyacak devrimci iktidarı için, kendimize, eylemimize en güçlü soruları sorduğumuz aydır. O yüzden Kasım, tören değil, eylem ayıdır. Cesaretin ve inancın bilenme ayıdır. Yeni hedeflerle donanma ayıdır.

Kardeşler!
Ölümsüzler, insana inandılar, insanı sevdiler. Sömürülenden, ezilenden, yoksuldan, inkar edilenden, hor görülenden, adaletsizliğe kurban edilenden yana saf tuttular. İşçilerin, kadınların, kent ve köy emekçilerinin, Kürtlerin, Alevilerin, ezilen ulusal toplulukların, çocukların, engellilerin, yaşlıların, eğitim, sağlık, barınma, dinlenme hakkından mahrum edilenlerin acısı, onların acısı; özlemi, onların özlemi oldu.
Ölümsüzler, milyonların onurunu yüreklerinde taşıdılar.
Milyonların umudunun öncüsü oldular.
İşçilerin, kadınların, yoksulların, emekçilerin, ezilenlerin kurtuluşu için savaştılar.
Onlar, halkın erenleridir, ulularıdır, dervişleri ve ateş taşıyıcılarıdır.

Yoldaşlar!
Ölümsüzlerimiz ki, bayraklarımızdır.
Özlediklerimizdir. Zor zamanların ışık nehirleridir.
Gözlerimizdir. En büyük tehlikeler altında kol kola yürüdüğümüz kılavuzlarımızdır.
Partimizin, devrimin, özveri çıtası, bedel ödeme çıtası en yüksek militanlarıdır.
Bu ay, onlara rapor vereceğiz.
Diyeceğiz ki:
İleri taşımak için yaşamınızı ortaya koyduğunuz devrimci savaşımla ilişkileniş raporumdur yoldaşlar!
Yükseltmek için herşeyinizi ortaya koyduğunuz değerlerle ilişkileniş raporumdur yoldaşlar!
Canınız pahasına savunduğunuz partimizi her tür saldırı karşısında koruma göreviyle ilişkileniş raporumdur yoldaşlar!
Tutsak yoldaşlarla, gazilerimizle ve anılarınıza saygıda kusur etmemiş şehit aileleriyle ilişkileniş raporumdur yoldaşlar!
Sözlerimiz yalın olmak zorunda. Sözlerimiz net olmak zorunda. Sözlerimiz dolu bir başak olmak zorunda. Sözlerimiz yoldaş olmak zorunda.
Ve gelecek Kasım'a kadar, hangi yetersizliklerimizi aşmayı, hangi zayıflıklarımızı yenilgiye uğratmayı, hangi konularda yenilenmeyi hedeflediğimizi anlatarak bitireceğimiz raporumuzu. Bütün bunlar için, onların, o, ölümü paçavraya çevirmiş savaşçıların, gözlerinin üzerimizde olacağını, kalbimize kazıyarak ayrılacağız buluşmadan.

Kardeşler!
Ezilenlerin ve sömürülenlerin kurtuluşu için kanını dökenlerin adları, onurun ve umudun bayrağı olarak dalgalanmaya devam edecek, idealleri uğruna savaşım sürecektir.
Mustafa Suphi ve Ethem Nejat'tan Deniz'e, Mahir'e, İbrahim'e; Ermeni halkımızın sosyalist evladı Paramaz'dan Hayrabet Honca ve Nubar Ozanyan'a; Vedat Demircioğlu ve Taylan Özgür'den Niyazi Yıldızhan ve Kerim Yaman'a; Salih Bozışık'tan Sevinç Özgüder'e; Ümit Kaftancıoğlu'dan Asım Bezirci ve Nesimi Çimen'e; İlker Akman'dan Yüksel Eriş'e; Recep Sarıaslan'dan Cuma Cihan'a; Seyit Konuk'tan İbrahim Ethem Coşkun'a; Tamer Arda'dan Serpil Polat'a; Cemalettin Yalçın'dan Ömer Yazgan'a; Serap Macit Kolukırık'tan Talat Türkoğlu ve Rıza Satılmış'a; Aynur Sertbudak'tan Zeki Erginbay ve Necdet Adalı'ya; Ertuğrul Karakaya'dan Necdet Erdoğan Bozkurt ve Mine Bademci'ye; İsmail Gökhan Edge'den, Yusuf Metin ve Kenan Bilgin'e; Ümit Altıntaş'tan Hatice Yürekli'ye; Osman Yaşar Yoldaşcan ve Fatih Öktülmüş'ten Lale Çolak'a; Sibel Sürücü'den Sinan Ateş'e; Niyazi Aydın'dan Sabahat Karataş ve Leyla Aracı'ya, Mehmet Demirdağ'dan Nergis Gülmez ve Sefagül Kesgin'e; Cafer Cangöz'den Cüneyt Kahraman ve Sevda Serinyel'e; Ulaş Bayraktaroğlu'ndan Yasin Aydın ve Göze Altunöz'e; Umut Özsepet'ten Fırat Çaplık'a; Özge Aydın'a; Necla Baksi'den Hüseyin Arslan'a; Mazlum Doğan'dan Diyar Xerîb ve Delal Amed'e; İrfan Çelik ve Adil Can'dan Hacer İpek Samancı ve Cennet Değirmenci'ye; Baran Serhat ve Hasan Ocak'tan Kutsiye Bozoklar ve Yeliz Erbay'a değin, emekçilerin ve ezilenlerin, özgür, onurlu ve mutlu bir hayata kavuşmaları için, toplumsal adalet, halkların ve kadınların özgürlüğü için canını feda edenler sonsuza değin yaşatılacaklardır. Onların mezarları asla sessizlikle örtülü olmayacak, o mezarlar konuşmaya, çağrıda bulunmaya, yeni kuşaklardan işçiler ve ezilenlerle buluşmaya devam edeceklerdir.
İşçiler, Kadınlar, Gençler, Sanatçılar, Yoksullar, Ezilenler, Yok Sayılanlar!
Ölümsüzler, evlatlarınız, kardeşleriniz, yoldaşlarınızdı. Mahalleden, fabrikadan, okuldan, sendikadan, dernekten arkadaşlarınızdı. Toplumsal adalet, insani ve özgür bir yaşam özleminizin sesi, yumruğu ve iradesiydiler. Size dünyayı cehennem edenler karşısında birer ateş topu oldular.
Onları anmak için yürütülecek çalışmalara katılın. Evlerinizde, derneklerinizde ölümsüzler için anma toplantıları düzenleyin. Ailelerini ziyaret edin. Mezarlarına çiçek götürün. Çocuklarınıza onların isimlerini verin. Onlar için şiirler yazın. Ezgiler, marşlar üretin. Onların yazılarını, kitaplarını, yaşam öykülerini okuyun. Fotoğraflarını evlerinize asın. Tanıdığınız ölümsüzleri başka insanların da tanıması için yazılar yazın. Sizde hatıra kalan fotoğraflarından, eşyalarından yoldaşlarını haberdar edin.
Ölümsüzlerin ellerinden tutun kardeşler. Onların süregiden kavgasına katılarak, o kavgaya yeni işçileri, kadınları, gençleri katarak, onur ve mutluluk kazanın, özgürleşin. Faşizmi, sömürgeciliği, erkek egemen sistemi ve kapitalizmi yerle bir etmek için emeğinizi, fedakarlığınızı, yaratıcılığınızı, cesaretinizi seferber edin.

Devrim Şehitleri Onurumuzdur!
Kavgamız Her Yerde Sürüyor Yoldaşlar!
Daima Bizimlesiniz Daima Sizinleyiz!

8 Kasım 2019
MLKP Merkez Komitesi


07.11.19 / MLKP MK: Yaşasın Sosyalizm! Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!

İşçiler, kadınlar, gençler, tüm ezilenler!
Partimiz, teorik-ideolojik kapsamlı bir gündem etrafında 4. Merkezi Konferansı'nı gerçekleştirdi. Sosyalizmin Geçmişi Ve Geleceği adıyla toplanan konferansımız, MLKP'nin, 102. yıldönümünde Ekim Devrimine, insanlığın kurtuluşunun o sönmez meşalesine verdiği bir coşkulu selam, bir devrimci bağlılık sözüdür.
Partimizin kurulduğu yıllarda, dünya burjuvazisi "sosyalizm öldü", "tarihin sonu geldi", "kapitalizmin ebedi olduğu kanıtlandı" türü yalan ve demagojileri sınırsızca ve aralıksız propaganda ediyordu. Durum, yalnızca, SSCB ve Varşova Paktı içinde, adlarından ve amblemlerinden başka sosyalizmle, komünizmle ilgileri kalmamış partilere dayalı iktidarların yıkılışından ibaret değildi. Sosyalist Arnavutluk, AEP eliyle içteki burjuva düzen güçlerine ve emperyalist destekçilerine teslim edilmiş, sosyalizm utanç verici biçimde yenilgiye uğratılmıştı. Güney Amerika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Afrika'ya dört bir yanda, komünist ve devrimci partiler sert bir irade kırılması yaşamış ve dizginsiz bir tasfiyeciliğe girişmişlerdi. Bu parti ve gruplar illegal varoluşlarını sonlandırmış, kent ve kırdaki gerilla güçlerini dağıtmış, devrim hedefinden vazgeçtiklerini ilan etmiş ve burjuva demokrasisine teslim olmuşlardı. Bu akıntıya karşı duran partilerin bir kısmı ise, saflarındaki kuvvetlerin şu ya da bu kısmının tasfiyecilik salgınına kapılmasını önleyememiş, ağır güç kayıplarına uğramışlardı. Dünya işçi sınıfı ve umudunu sosyalizme bağlamış ezilen emekçi kitleler, ağır bir moral bozukluğu, inanç sarsılması ve umut kırılması girdabına sürüklenmiş, burjuva ideolojik hegemonyaya direnemez hale gelmişti.
MLKP, işte bu koşullarda, burjuva dünyaya bir meydan okuyuş, sosyalizm savaşımına, sınıfsız, sınırsız, cins ayrımsız bir dünya özlemine adanma gücü olarak kuruldu. "Yok edin insanın insana kulluğunu/bu davet bizim" çağrısına Marksist Leninist bir cevap olarak öne atıldı. Sosyalizmin kazanımlarını kararlılıkla savunma, inşa süreçlerinin derslerini özümseme, aşılması gereken anlayış ve pratikleri kavrama, aydınlatma hattını yol eyledi.
Partimiz, bu yürüyüşün bir uğrağı olarak, biriktirdiklerini gözden geçirmek, kolektivizmin arıtıcılığıyla berraklaştırmak, daha ileri bir kavrayışın imkanlarını güçlendirmek için, 8-12 Mayıs 2019'da, Sosyalizmin Geçmişi Ve Geleceği adıyla 4. Merkezi Konferansı'nı topladı. Konferansın beş temel başlıktan oluşan gündemi enerjik, verimli, geliştirici tartışmalarla ele alındı.

Kardeşler!
MLKP için, marksist leninist teori, bir doğma değil, eylem kılavuzudur. Canlı ve dinamiktir, gelişime ve yenilenmeye açıktır. Partimiz, hem savaşan, hem de devrimci savaşımının bütün sorunlarını devrimci tarzda düşünen bir partidir. MLKP, faşist şeflik rejimine karşı dişe diş dövüşürken, Rojava siperlerinde can feda savaşırken, bir yandan da, sosyalizm deneylerini tartışma görevini önüne çekmiştir. Partimizin hem eylemi, hem de teorisi, birbirini bütünleyerek, devrimin ve sosyalizmin zaferine odaklanmıştır.

Bu çizgide hareket ettiğindendir ki, MLKP, meseleyle, bir akademik çalışma veya tarih tartışması olarak değil, öncelikle, güncel sınıf savaşımının politik ve ideolojik-teorik görevlerine marksist leninist cevaplar vermek amacıyla ilişkilenmektedir. Bu amaç, devrimimizin zaferinden sonra, sosyalizmin deneylerine dayanarak, gerek içte, gerekse uluslararası alanda izlenecek çizgi, geliştirilecek pratik için güçlü perspektifler, teorik, programatik dayanaklar hazırlama hedefince bütünlenmektedir. Partimiz, sorunun dünya komünistlerinin birleşik çabalarına, bu ölçekte bir kolektivizme ihtiyaç duyduğunun bütünüyle bilincindedir. 4. Konferansımız, MLKP'nin, enternasyonal komünist hareketin bir bölüğü olarak, üzerine düşen görevleri omuzlama, sorumluluklarını yerine getirme kararlılık ve iradesinin ifadesidir.

Konferansımız, bir veya birkaç ülkede devrimin zafere ulaştırılması imkanının devam ettiği; üretim araçlarının kolektifleştirilmesi; proletarya diktatörlüğü; sosyalizmin kuruluşu; bu kuruluş eyleminin, kadın özgürlüğü, enternasyonalizm ve sosyalist demokrasiyle derinleştirilmesi; komünizm hedefinin ideolojik ve politik varoluşa kılavuzluk etmesi konusunda yön ve irade birliğini ilan etti.
Bu çerçevede sosyalizm deneylerine sorular soran konferansımız, "parti, devlet, kitleler" ve "kadın özgürlüğü" konularında başarılanın ötesine geçmenin, bir bölümü tarihi koşulların, bir bölümü görüş açısının ürünü olan hata ve yetmezlikleri aşmanın zorunluluğuna dikkat çekti. Bu aşma eyleminin, örgütsel mekanizmalar oluşturmak ve sosyalist yasallığı buna uygun biçimde düzenlenmek dışında başarılamayacağını vurguladı.
MLKP 4. Konferansı, enternasyonalizmin, devrim mücadelesi yürüten partiler kadar, sosyalist toplum ve devletler için de temel bir ilke olduğunu kuvvetle vurguladı. Belirli tarihi durum ve ihtiyaçların koşullamasıyla, burjuva dünyanın şu veya bu temsilcisiyle veya gücüyle yapılan geçici anlaşma ve uzlaşmalar biçimindeki pratiklerin teorileştirilemeyeceğine, tersine, onların, aşılması gereken geri adımlar veya uzlaşmalar olarak açıkça ilanının zorunluluğuna dikkat çekti. Uluslararası komünist hareketin sosyalist bir devleti desteklemesi ile sosyalist bir devletin dünya devrimini desteklemesinin, tek bir bütünün iki parçası olduğunu, bu bütünlüğe dayanmayan anlayışların enternasyonalizm ilkesiyle bağdaşmayacağını ifade etti.
Konferansımız, Lenin ve Stalin önderliğindeki Bolşevik Partinin, kadın özgürlük mücadelesinde, Ekim Devriminin sıçradığı ve burjuva dünyanın yüzyıl sonra bile bütünüyle ulaşamadığı düzeyi, cins ayrımsız bir toplum yönünde ilerletmede, bunun sosyalist yasallıkla teminat altına alınmış örgütsel araçlarını ve dayanaklarını geliştirmede başarılı olamadığı, Ekim devriminden sonra dünyanın değişik yerlerinde gelişen devrimlerin de bu konuda durumu değiştirecek bir atılım geliştiremedikleri görüşüne ulaştı.
Konferansımız, Sovyetler Birliği başta olmak üzere, 20. yüzyılda sosyalizmin inşasına girişmiş ülkelerde kapitalizme dönüş süreçleri, biçimleri, geri dönüşün özne ya da özneleri; tek bir devletle sınırlı bir sosyalist kuruluşun zaferinin olanaklı olup olmadığı; komünizmin ilk evresi olarak sosyalist toplumun nitelikleri ve iktisadi yasaları konusunda tartışmaların yeterli olgunluğa erişmediğinde birleşti.

İşçiler, Yoldaşlar, Devrimci Yoldaşlar!
4. Konferansımızın, hem değerlendirme ve perspektifleri, hem de tartışmaların yeterli olgunluğa ulaşmadığını düşündüğü başlıklar, partimizin ideolojik-teorik gündemi olmaya devam edecek, olguya, duruma, gerçeğe sorulabilecek tüm soruların sorulması arayışı ve çabası sürdürülecektir.
Kuşkusuz, partimiz, bugün ve gelecekte, tüm bu konularda, "son soruyu" da sorduğu iddiasında olmayacak, görüşlerini, üzerinde "girilmez-çıkılmaz" levhası astığı bir odada kilitlemeye kalkmayacaktır. Hayır, MLKP, çok uzun yıllardır çözülmek üzere komünistlerin önünde bekleyen, sosyalizmin geçmişi ve geleceği gündemini ele almakta omuzlarındaki sorumluluğa uygun davranmak kadar, bütün bu konularda kolektivizmi dünya ölçeğinde varetme yönelim ve zihniyetine sımsıkı bağlı kalacaktır.

Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Tek Yol Devrim, Yaşasın Sosyalizm!
Yaşasın Kadın Devrimi!
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
Yaşasın Dünya Devrimi!


7 Kasım 2019
MLKP Merkez Komitesi


13.11.19 / HBDH: Sesleriyle Zafere Nefes Oldular

HBDH / Açıklama / 13 Kasım 2019

Faşist Türk devletinin işgal saldırısı tüm şiddetiyle sürüyor. Rojava halkları tüm gücüyle bu işgal girişimine karşı koyuyor, faşist Türk ordusu ve barbar çetelerine karşı var gücüyle direniyor. Direnişin her günü, her anı yeni bir kahramanlığa ve insanlığın değerleri adına yaratılan yeni değerlere sahne oluyor. Büyük bedellerle yürütülen bu savaşta Rojava halkları, kendi elleriyle yarattıkları özgür topraklarıyla beraber tüm insanlık değerlerinide korumak için direniyor.

Tüm dünyanın gözleri önünde Rojava halklarının insanlık devrimi boğulmak, yok edilmek isteniyor. ABD'sinden NATO'suna , AB'sinden Rusya'sına kadar emperyalist-kapitalist sistemin tüm egemenleri bu eşitsiz savaşta ve Rojava halklarına dayatılan katliamın ve soykırımda pay sahibidirler, sorumludurlar. Tüm iki yüzlü sahtekarca açıklamalarına rağmen faşist Türk devletine kah fiilen kah sessizlikleriyle verdikleri destek bu gerçeği çırılçıplak bir biçimde ortaya sermiştir. Bir kez daha ispatlanmıştır ki Rojava devrimi ve yarattığı değerler tüm emperyalist-kapitalist dünyanın kabusudur.

DEVAMI


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

KüRDİSTAN



HBDH



FESK



SöYLEşİLER



 

 

 

MERKEZ KOMİTE



ÖZGüR KADIN



PARTİNİN SESİ



KKÖ